Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4911 E. 2023/4231 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4911
Karar No
2023/4231
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/118 E., 2020/90 K. DAVA TARİHİ : 12.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2014 tarihli ve 2014/159 Esas, 2014/593 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 44.467,80 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/24722 Esas, 2017/11364 Karar sayılı ilamıyla; mahkemece, son işveren olan alt işverenin tespiti ile bu şirketin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise, kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu, ancak bu sorumluluğun da, sözleşmenin eki niteliğindeki “Teknik Şartname” ve “Genel Şartname”nin ilgili maddelerinde kararlaştırılan şekle uygun bir sorumluluk olduğu kabul edilerek, konusunda uzman bilirkişiden bu doğrultuda, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmediği gerek görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin eki teknik şartnamenin 4.maddesi dikkate alındığında davalı tarafın sorumluluğu tam sorumluluk olarak kabul edildiği, işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından ilgili olan alt işveren sorumlu olacağı, feshe bağlı bir hak olan, ihbar tazminatından ise sadece son işveren sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalının sorumluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının hem kanun hem sözleşme uyarınca tüm dönemlerden sorumlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ıncı ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4911, K. 2023/4231, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-4911-e-2023-4231-k-d5c92cc38237