Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9502 E. 2025/5029 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9502
- Karar No
- 2025/5029
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/895 Esas, 2024/370 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/147 Esas, 2023/11 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davacı ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davalı idare vekilinin davacı ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 5510 ada 5 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsallerin uygun olmadığını, bedelin yüksek olduğunu, aynı bölgeden yargı denetiminden geçen bedellerin dikkate alınmadığını, terkinin tapudan infaz edilmeyeceği ve düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1953 tarihli ve 303 sayılı karara istinaden hazırlanan 23331 nolu parselasyon planı sonucu 1073 m² alanlı 5510 ada 5 parsel sayılı imar parseli olarak tapuda tescilli iken Çankaya Belediye Meclisinin 16.05.1989 tarihli ve 1010 sayılı kararı ile kesinleşen 81041 nolu parselasyon planı ile yapılan uygulamada 121 m² sinin kamulaştırılacak alan olarak ayrılıp kalanın imarın 26237 ada 15 parseline şuyulandırılarak tescilin sağlandığı, kamulaştırmaya konu taşınmaz bölümünün ise tapuda halen yaşamaya devam ettiği; ancak kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan taşınmaza fiilen el atılarak ... Sokak üzerinde yol haline getirildiği, iş bu dava açıldıktan sonra davalı ... encümeninin 07.02.2019 tarihli ve136 sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı bununla birlikte bu yönde herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek yol genişliği de dikkate alındığında davalı idareden tahsiline dair kararda, aynı bölgeden gerek Dairemiz denetiminden gerekse Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleşen bedeller de dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki bir kısım davacılar murisi ...'a ait hissenin dosyada mevcut veraset ilamına göre davacıların hissesi oranında iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken infazı kabil olmayacak şekilde terkin kararı verilmesi doğru olmadığı gibi nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B.Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla yatırılan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.