Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/1875 E. 2025/1506 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1875
- Karar No
- 2025/1506
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2025/1875 KARAR NO : 2025/1506 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/06/2025 NUMARASI : 2022/901 Esas - 2025/626 Karar DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacının tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zararlarına karşılık fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davada şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkilin kazaya sebebiyet verecek kusuru olmadığından yaşanan kaza özelinde müvekkile kusur atfedilemeyeceğini, davacı kaza sonrası hiçbir aşamada BTM ile giderilemeyecek ölçüde yaralandığını beyan etmediğini, sonrasında alınan dosyaya sunulan raporların itibar edilebilirliği tartışması gerektiğini, ileri tarihli alınmış aleyhe raporları kabul etmediklerini, olay günü verilen ifadeler ile davaya dayanak beyan ve belgeler arasında alenen çelişki olduğunu, müvekkil araç frenin tutmaması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, davacının davası haklı görüldüğünde tazminatın diğer davalı şirketler aleyhine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkememizde görülmekte olan, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 03/03/2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından, HMK nun 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın 4 nolu bendinde "...30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'ya verilmesine...'' karar verilmişse de huzurdaki davanın değeri 1.000,00 TL olup vekalet ücret alacağının ana alacağı geçmesi hukuki zeminde mümkün olmadığını, dava değeri olan asıl alacağı geçer nitelikte vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: İlk Derece Mahkemesince dosyanın 03/03/2024 tarihinde işlemden kaldırıldıktan sonra 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle 19/06/2024 tarihinde dosyanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermiş ve davalı vekili yararına AAÜT gereğince 30.000,00TL vekalet ücretine hükmetmiştir.Dava belirsiz alacak olarak açılmış olup dava değeri dava dilekçesinde şimdilik 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ve değer arttırım ya da ıslah dilekçesi verilmemiştir. Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. ve 6. maddelerine göre davanın işlemden kaldırıldıktan sonra süresinde yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği göre dava değeri olan 1000,00 TL kadar davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Mahkememizde görülmekte olan, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 03/03/2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından, HMK nun 150/5 maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...'ya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın tarafına iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 1.245,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2025