Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9499 E. 2025/5030 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9499
- Karar No
- 2025/5030
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2571 Esas, 2024/1782 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/158 Esas, 2023/480 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacılardan ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle, davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 27794 ada 6 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlçe belediyesinin sorumlu olduğundan davanın husumetten reddi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, mülkiyetin kısıtlanmadığını, tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaza el atılmadığını, kamu ortaklık payı parseli olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 21.544,40 m² yüzölçümlü 27794 ada 6 parsel üzerinde davacı hissesinin bulunduğu, dava konusu 6 parselin 27794 ada 4 parselde yapılan parselasyon planı sonucu (5 ve 6) ortaya çıkmış olduğu, 4 ve 5 parsellerin park ve rekreasyon alanı olarak düzenlenmiş bulunduğu, dava konusu taşınmazında öncesinde imar planında aynı kulanım amacına özgülenmiş iken 2015 yılında onanan revizyon imar planı ile "Özel Spor Alanı " kullanımına ayrıldığı, bununla birlikte Öveçler Vadisi Rekrasyon Alanı içinde kaldığı ve kamu ortaklık payı parsellerinden oluştuğu, Öveçler Vadisi Rekreasyon alanı yapım işinin bir bütün olduğu ve tüm vadiyi kapsadığı, vadide futbol sahası, idari binalar, park alanları ve ağaçlandırmalar yapılmış olup, düzenleme çalışmalarının devam ettiği, parsel üzerinde bazı gecekonduların yıkıldığı, davacı hissedarların parsel üzerine yapı yapma imkanının kısıtlanmış olduğu ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin ve bedelsiz terk koşuluna bağlı 12 nolu plan notunun şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 17.İdare Mahkemesinin gerek 11.04.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı, gerekse 2014/121 Esas 2014/677 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, iş bu iptal kararlarının Danıştay 6.Dairesinin 2014/9022 Esas, 2014/9202 karar ve 2015/1402 Esas, 2018/3224 Karar sayılı kararı ilamları ile onanarak kesinleştiği, bu itibarla bedelsiz terke ilişkin dayanak maddenin ortadan kalktığı ve genel düzenleyici idari işlemin iptali niteliğinde olup herkesi bağladığı da dikkate alındığında yolsuz tescilin söz konusu olmadığı kabul edilerek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak Yargıtay denetiminden geçen paydaş dosyalarında belirlenen metrekare birim fiyatları dikkate alınarak değerinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği, ne var ki kamu düzenine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu; fiili el atma olgusu gerçekleştiğinden bahisle nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden hüküm kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davalı idare vekilince fiilen el atılmadığından maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalar gözetildiğinde davalı idarece dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi harca hükmedilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...'a İlişkin Temyizi Yönünden Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla yatırılan harcın istek halinde davalı idareye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.