Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9207 E. 2025/8545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9207
- Karar No
- 2025/8545
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3198 Esas, 2024/1033 Karar DAVA TARİHİ : 21.01.2022 KARAR : Esastan ret/düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/11 Esas, 2022/324 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 15... parsel sayılı taşınmazın kısmen kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kısmının yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönleri tek tek incelenerek üstün ve eksik yanların açıklanması gerekirken bilirkişi raporunda emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönlerinin incelenmediğini, raporun denetiminin mümkün olmadığını, arsa vasıflı olan taşınmazların bedelinin emsal satış değerine göre belirlendiğini, taşınmaza olabildiğince çok emsal karşılaştırması yapılması; emsal taşınmazların her birinin dava konusu taşınmaza uygunluğunun denetlenmesi; üstün ya da eksik yönlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda tüm bu hususların göz ardı edilerek hazırlandığını, raporda imar ve yol durumu, yapılaşma şartları, şehir merkezine yakınlığı gibi tüm özellikleri açısından karşılaştırma yapılmadığını mevcut özelliklerin her birinin değerlendirmede ne derece etkili olduğunun ifade edilmediğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmazın son derece değerli bir taşınmaz olmasına rağmen bilirkişi raporunda taşınmaza 905,37 TL/m² takdirinin hukuka uygun olmadığını, iki taşınmazın da ulaşım problemi olmadığını, raporda gerçek duruma aykırı olarak değer farkı oluşturulduğunu, emsal taşınmaza daha fazla puan verilerek suni değer farkı yaratıldığını, dava dosyasına da sunulan, dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede yer alan, Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/777 Esas sayılı dosyada dava konusu ... 1 11... parsel sayılı taşınmazın m²sine verilen değer dava tarihine endekslendiğinde 1.426,98 TL/m² bedele ulaşılmakta olup, işbu dosyaya takdir edilen bedel arasında fark bulunduğunu, bu hususun Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2021/1226 Esas, 2022/431 Karar sayılı kararında oluşturulan içtihadı gereği usul ve kanuna aykırılık oluşturduğunu, her ne kadar Yapı Yaklaşık Birim Maliyet cetvelinin tüm yıla uygulanması gerektiğine yönelik içtihat geliştirilmiş ise de 02 Haziran 2022 tarihli ve 31854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birim fiyatların güncellenmesi yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na verilmiş, bu durumda Yapı Yaklaşık Birim Maliyet cetvelinin güncelleneceği mevzuata eklenmiş olmakla, cetvelin tüm yıla uygulanması şeklindeki içtihadın hukuki dayanağı kalmadığından aynı gün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İnşaat Birim Fiyatlarında güncellemeye gidildiği gözetilerek Yüksek Fen Kurulunun 15.08.2018 tarihli ve 2018/31 Karar numaralı görüşü nedeniyle Yapı Yaklaşık Birim Maliyet cetveli güncellenmeli ve dava tarihine endekslenmiş hali ile bedelin takdir edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ... Mahallesinde bulunan 27 43... parsel sayılı taşınmazın 24.04.2017 tarihli satışının kıyasi emsal olarak alınarak değer biçilmesinde, kapama özellik gösteren fındık ağaçlarının değerlerinin kaim yönteme göre belirlenmesinde ve YHGK'nın 14.05.2019 tarihli ve 2019/5 - 241 Esas, 2019/560 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/9364 başvuru numaralı kararı göz önünde bulundurularak davacı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut olduğu idarece oluşturulan anlaşmazlık tutanağında belirtilen 9,24 m² alanlı duvarın yapı sınıfı belirlenerek değerlendirme yılına ait yapı yaklaşık birim maliyet cetveline göre belirlenen değerinden yıpranma payı düşülerek değerinin tespiti gerektiği hâlde, idarece takdir edilen bedelin dava tarihine endekslenmesi suretiyle tespit edilen yapı bedelinin ödenmesine karar verilmesi doğru değilse de davacı kurum vekilinin istinaf itirazlarını m² bedeline hasrettiği gözetilerek açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise bu yönlere değinen istinaf itirazları yerinde değildir; ancak kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin yerel mahkeme tarafından verilen hüküm henüz kesinleşmediğinden ve kanun koyucu tarafından bu konuda bir yasal düzenleme yapılmadığından, belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın kamulaştırma işlemlerini düzenleyen 46 ncı maddesinde belirtildiği şekilde, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerektiğinden hükmün faiz yönünden kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilip kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde yazılı ''21/01/2022'' tarihinin çıkarılması, yerine "dava tarihinden dört ay sonrası olan 22.05.2022" tarihinin yazılması, yine aynı bentte yer alan "kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda" kelimelerinin çıkarılarak yerine "yasal" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.