Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9013 E. 2025/10771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9013
Karar No
2025/10771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/395 Esas, 2023/1228 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/151 Esas, 2021/922 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Redde konu ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin ve davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi 649 ada 75 ve 78 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını belirterek ecrimisil ve tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı idare vekili uzlaşmanın dava şartı olduğunu, davacının ecrimisil isteminin de yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 78 parsel sayılı taşınmaza 1956 yılından önce el atıldığı tespit edildiğinden, bu parsel hakkında açılan davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddine, 75 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise taşınmaza 1956 yılından sonra 1983 yılından önce atıldığı tespit edildiğinden 2942 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki parsel bakımından da el atmanın 1956 öncesi olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 78 parsel sayılı taşınmaz yönünden 221 sayılı Kanun uyarınca hak düşürücü süreden red 75 parsel yönünden ise uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden verilen red kararının hatalı olduğunu, 221 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini bu nedenle işin esasına girilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 75 ve 78 nolu parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el atmadan kaynaklanan tazminat istemli uyuşmazlıkta her iki parsel bakımından da el atmanın 1983 yılından önce olması nedeni ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’un (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma dava şartı olup bu şart gerçekleşmediğinden kamulaştırmasız el atma nedenine dayanan tazminat ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 649 ada 75 ve 78 parsel sayılı taşınmazlara fiili el atmanın 1983 yılından önce olması nedeni ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma dava şartı olup, bu şart gerçekleşmediğinden kamulaştırmasız el atma nedenine dayanan tazminat ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmişse de dosyada bulunan delil ve belgelere göre alınan bilirkişi raporunda dava konusu 649 ada 78 parsel sayılı taşınmaza el atmanın 1942 ila 1950 yılları arasında,649 ada 75 parsel sayılı taşınmaza ise 1979 ila 1982 yılları arasında ek bina yapılmak suretiyle el atmanın gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu itibarla; İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi 649 ada 75 parsel sayılı taşınmaz yönünden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddi yerinde olup, 649 ada 78 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise; bu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı sabit olduğundan, 2942 sayılı Kanun’un Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği de gözetildiğinde 78 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın İlk Derece Mahkemesince bu gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olup,Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde uzlaşma yoluna başvurulmadığından başvurunun esastan reddine ilişkin gerekçesi 649 ada 78 parsel sayılı taşınmaz yönünden doğru değil ise de verilen esastan ret kararı sonucu itibarıyla yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacılar Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacılar Vekili ile Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9013, K. 2025/10771, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9013-e-2025-10771-k-a37352ca5f77