Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8814 E. 2025/4745 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8814
Karar No
2025/4745
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1556 Esas, 2024/1456 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/653 Esas, 2023/311 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:1-1/1’deki yapılar, müştemilatlar ve ağaçlara ilişkin muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapıların birim metrekare değerlerinin yüksek alındığını, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiğini, ilk bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içinde itiraz edilmediği hâlde, ek rapor alınarak daha yüksek kamulaştırma bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, bu kuralın doğal sonucu olarak kamulaştırma yapan idarenin tüm paydaşlar, tüm yapı sahipleri ve tüm tapu malikleri hakkında dava açmak zorunda olmayıp sadece bir kısım paydaş, bir kısım yapı sahibi ve bir kısım tapu maliki hakkında dava açabileceği ve bu durumda sadece dava açılan malike ait pay bedeline ya da yapı bedeline karar verileceği, somut uyuşmazlıkta da davanın sadece davalı ... Ltd. Şti.’ye ait yapılar için ve adı geçen firmaya karşı açıldığı, dava dilekçesinde herhangi bir parsel numarasından bahsedilmediği, davacı idarenin dava sırasında davalı ... Ltd. Şti.'ye ait olmayan 1110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı için dava açılmadığını açık bir şekilde beyan ettiği, hükmedilen bedel içinde dava dışı ...’e ait 1110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapı bedelinin bulunmadığı ve bu yapının yıkılması halinde her zaman için yapı sahibinin belediyeye karşı bedel davası açma hakkı bulunduğu, öte yandan dava dışı ...’in davaya katılma dilekçesi hakkında İlk Derece Mahkemesince bir karar verilmediği, bu durumda adı geçen kişinin katılan sıfatını almadığından karar başlığındaki katılan isim ve sıfatının kaldırılmasına ve aynı gerekçe ile ...’in istinaf dilekçesinin reddine karar verildikten sonra davacı idare vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda yapılan incelemede, yapılara resmi birim fiyatları uygulanıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve belirlenen bedelin yapı sahibi olan davalıya ödenmesine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle karar başlığı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat maliki arasında muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8814, K. 2025/4745, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8814-e-2025-4745-k-ab7e0693f04c