Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/865 E. 2024/6146 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/865
Karar No
2024/6146
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1125 Esas, 2023/350 Karar DAVA TARİHİ: 26.11.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/348 Esas, 2022/322 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... ili, ..., ... köyü 120 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen çelişkilere yönelik herhangi bir düzeltme yapılmadığını, raporun detaylandırılması yapılırken belirtilen yapıların yaşının tam ve net olarak tespit edilmeyip, yapının eksik imalat oranlarının ne şekilde hesaplandığının da açıklanmadığını, hükme esas rapordaki jeodezi bilirkişi raporu ve TÜRKSAT görüntülerinde yer almamasına rağmen dava konusu taşınmaz üzerindeki ev ve tel çitin bedelinin hesaplanmasının 2942 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin son fıkrası ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, TÜRKSAT uydu görüntülerinde yer almayan tel örme çitin bedelinin hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma alanı içinde sökülüp götürülebilen tel çitin bedelinin hesaplanmaması gerektiğini, ayrıca eksik imalatın nelerden oluştuğunun belirtilmediğini, bilirkişi raporundaki matematiksel hatalar nedeniyle bedelin yüksek hesaplandığını, taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında olduğunu, münavebe ürünlerinin kuru tarım arazisine göre belirlenmesi gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretinin verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerindeki yapı sınıfının 3/A değil, 3/B alınması gerektiğini, %32 amortisman payı kesilmesinin haksız olduğunu, dava konusu taşınmazın kapama meyve bahçesi niteliğinde olduğunu, hükme esas raporda alınan münavebenin yörede mutat olarak ekilen ürünler olması gerektiğini, Dicle Nehrine sınır olup, yüzölçümü fazla büyük olmayan taşınmaz için buğday yetiştiriciliği yerine tarla sebzeciliğinin yapıldığını ve bunun münavebe ürünü olarak alınması gerektiğini, Çiftçi Kayıt Sistemi ve keşifte yapılan gözlemde de mısır ürününün yetiştirildiğini bunun yanı sıra yılda çift ürün yetiştirildiğini, buğday samanı veriminin ve fiyatının resmî verilere uymadığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek, objektif değer artış oranının ise düşük hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden, üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/865, K. 2024/6146, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-865-e-2024-6146-k-a32393d9c255