Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8591 E. 2025/7555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8591
- Karar No
- 2025/7555
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2241 Esas, 2024/1114 Karar DAVA TARİHİ : 21.10.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/471 Esas, 2022/404 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1 12... parsel (eski 2 17... parsel) sayılı taşınmazın taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın 18.890,71m² kısmına ilişkin, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uyarınca, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/267 Esas sayılı dosyası ile tarafından acele kamulaştırma nedeni ile el koyma davası ikame edildiğini, Çatalca 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/267 Esas, 2018/58 Karar sayılı dosyasından 09.02.2018 tarihli kararı ile 2 17... parsel sayılı taşınmazın 18.890,71m² kısmına acele el konulmasına karar verildiğini ve müvekkiline 3.022.513TL el koyma bedeli ödendiğini, davalı idare Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/644 Esas sayılı dosyası ile 24.10.2018 tarihinde 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca 2 17... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedel tespiti tescil davası ikame ettiğini, iş bu dava dosyasında acele el koyma dosyasına konu edilen 18.890,71 m² kısma ek olarak 3256,06 m² ek kamulaştırma kararı ile birlikte taşınmazın toplamda 22.146,77 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitinin talep edildiğini, Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/644 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada müvekkiline 2.181.977,35 TL ödenmesine ilişkin bloke kararı verildiğini yasal süreler içinde davalı idarenin iş bu bedeli yatırmadığından 2018/644 Esas, 2019/216 Karar sayılı dosyada davanın reddine karar verildiğini, davalı idarenin ret kararına ilişkin verilen kararı istinaf ve Yargıtay'da temyize götürdüğünü, hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/10627 Esas, 2020/8323 Karar sayılı kararı ile kesinleşmiş olduğunu, davalı idarenin, müvekkilinin maliki olduğu 2 17... parsel sayılı taşınmazın toplamda 22.146,77 m²lik kısmına kamulaştırmasız olarak el attığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, aksi hâlde esastan reddine veya davaya davalı idare aleyhine devam edilmesine karar verilmesi halinde ise dava konusu taşınmazın ... adına tescili ile yol olarak terkinine, tespit edilecek kamulaştırma bedeline taşınmaz üzerindeki takyidatların yansıtılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, emlak rayici ile arasında fahiş fark olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu, mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygun görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.