Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8509 E. 2025/8684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8509
- Karar No
- 2025/8684
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2124 Esas, 2023/2009 Karar DAVA TARİHİ : 22.10.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/286 Esas, 2023/191 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... vd. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ... ve davalı ... ve mütevefa ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 3489 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemine karşı İstanbul 12. İdare Mahkemesi’nin 2017/1457 Esas sayılı dosyası açılan iptal davasının kabulüne karar verilerek kamulaştırma işleminin iptal edildiğini, kamulaştırma işleminin iptali nedeniyle davacı tarafça yeniden kamulaştırma kararı alınamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, ... Belediye Encümeninin kamulaştırma kararı incelendiğinde müvekkiline ait herhangi bir taşınmaz bilgisi içermediğini, soyut bir karara istinaden oluşturulduğunu, Belediye Encümeninin 20.08.2020 tarihli ve 312 sayılı kararına istinaden kamulaştırma işlemine karar verildiği belirtilmiş ise de söz konusu karar mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğundan öncelikle davanın reddini, aksi halde taşınmazın güncel rayiç değerinin tespiti gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı taşınmaza ilişkin davacı ... tarafından açılan ve Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2017/517 Esas, 2019/9 Karar sayılı dosyada davacı tarafın kamulaştırma bedelini süresinde depo etmemesinden dolayı davanın reddine karar verildiğini, ... Belediye Encümeninin 20.08.2020 tarihli ve 312 sayılı kararına istinaden davalıların maliki olduğu ve dava dilekçesinde parsel bilgileri yer alan taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği bildirilmiş ise de encümen kararı incelendiğinde müvekkillerine ait herhangi bir taşınmaz bilgisi içermediğini ve soyut bir karara istinaden oluşturulduğunu, Belediye Encümen kararı soyut olup genel tanım ve anlatımlardan oluştuğu ve taşınmazlara ait herhangi bilgi verilmediğini, bu nedenle şekil ve esas yönünden zorunlu unsurları içermediğinden bu encümen kararına istinaden kamulaştırma işlemine başlamanın hukuken mümkün olmadığını, dava konusu kamulaştırma işlemi mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olup kamu yararı amacı taşımaktan uzak olduğunu, dava konusu kamulaştırma talebinin mevcut imar planlarına da aykırı olduğunu,davacı ... dava dilekçesinde 17.10.2016 tarihli “...Alanındaki Mülkiyet Ve İmar Problemlerinin Çözümüne Dair Protokol”imzalandığı belirtilerek sözde ihtilafların çözüme kavuşturulduğunu iddia etmekte ise de davacı yanla diğer kurumlar arasındaki tek taraflı protokole dayanılarak özel şahıslara ait taşınmazların kamulaştırılmasının hukuka uygun hale getirilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, aksi halde dava konusu taşınmazın güncel rayiç değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişilerce belirlenen ilk bedel üzerinden karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, istinaf kaldırma kararı öncesi emsal olarak incelenen 1011 parsel sayılı taşınmazın yeniden emsal alınmasının hatalı olduğunu, eski tarihli satışların emsal olarak incelendiğini, düzenleme ortaklık payı oranları bilinmediği gerekçesiyle bazı emsallerin değerlendirme dışı bırakıldığını, dava tarihinden 4 ay sonrası ile karar tarihi arasında yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ise de geç ödenen kamulaştırma bedeli için sadece kanuni faiz ödenmesi yeterli olmamakla birlikte özellikle enflasyon nedeniyle uğranılan zararların da karşılanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gözetilerek dava tarihinden itibaren Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) faizi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, sundukları emsallerin hukuki gerekçe olmadan değerlendirilmediğini, bilirkişi heyetinin usulüne uygun olarak oluşturulmadığını ve bu heyet tarafından düzenlenen bedel tespit raporunun da istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü halde dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
4.Davalılar ... ve ... vekili temiz dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararı sonrası taraflarca sunulacak emsallerin incelenmesi gerekirken sundukları emsaller dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde karar verildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen kamulaştırma gerekçesinde bahsi geçen protokol kapsamında kamu yararından çok idareler arası taşınmaz paylaşımından kaynaklanan ihtilaflar olduğu ve ileride gerçekleştirilmesi düşünülen ... geçiş güzergahına dair hazırlık amacı taşıdığından ilçe belediyesini aşan ve ilan edilen amacı dışında bir amaç taşıdığından kamu yararı bulunmayan bu talebin yerine getirilmemesi ve davanın reddi gerektiğini, kaldı ki İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 2017/1457 Esas sayılı dosyası ile açılan iptal davasının kabulüne karar verilerek kamulaştırma işleminin iptal edildiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması gerektiğini, enflasyon da dikkate alınarak taşınmazın güncel rayiç değerinin tespiti gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın dava tarihine, konum ve niteliğine göre belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, bu husus davalı ... dışında kalan davalılar tarafından açıkça istinaf ve temyiz sebebi yapılmadığından, yalnızca davalı ... yönünden bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı ...’a ödenmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılar ... ve ...'ten peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...' dan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.