Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7923 E. 2025/2119 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7923
Karar No
2025/2119
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/314 Esas, 2024/601 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 865 (yeni 134 ada 40) parsel sayılı taşınmazın idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noter tebligatlarının çekildiğini, taşınmaz malikince Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/810 Esas, 1998/474 Karar sayılı dosyası ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını, mahkeme sonucu hükmedilen bedelin de ödendiğini, tebliğe rağmen tapu malikinin ferağ işlemini yaptırmadığından taşınmazın idare adına tescil edilemediğini, söz konusu taşınmazın her türlü takyidattan arındırılmış olarak davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ferağ için noter tebligatı yapılmadığını, ferağ işlemine davetin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinin ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, davacı idare tarafından çekişmesiz ve artırılan bedelin depo edildiği/ödendiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/369 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve2021/1771 Esas, 2023/289 Karar sayılı kararı ile tapu maliklerine çekişmesiz bedelin ödendiğine ya da bankaya depo edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi idarece ibraz edilen idarenin artırılan bedeli ödeme kararı ile tahakkuk müzekkeresi ve verile emrinin alacaklının imzasını içermediği, dolayısıyla ödeme belgesi niteliğini taşımadıkları, bu bedelin bankaya depo edildiğinin iddia edilmediği, artırılan bedel için açılan icra takip dosyasının imha edildiğinin ilgili İcra Müdürlüğünce yerel mahkemeye dosya içinde bir örneği bulunan yazı ile bildirildiği anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesindeki yasal koşulların oluşmadığı sonucuna varılmakta kararın sadece dahili davalılardan ... yönünden istinaf edildiği de nazara alınarak anılan davalı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne hükmedilmesi ve bu tescil davasının yenilik doğurucu nitelikte olmadığından karar harcı ve vekâlet ücreti maktu alınıp, ayrıca bu davalarda, davalı taraf ilk celsede davayı kabul etmez ve ferağ vermez ise yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulacağından haklarında açılan davanın kabulüne hükmedilen ve ilk duruşmadan önce davayı kabul etmeyen davalıların davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaları gerektiğinden ve kabule göre de dahili davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve2021/1771 Esas, 2023/289 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 865 (yeni134 ada 40) parsel sayılı taşınmazın idarece kamulaştırıldığı, dava konusu parsel için taşınmaz malikleri tarafından Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/810 Esas, 1998/474 Karar sayılı dosyası ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığı ve dava sonucu karar verilen bedelin icra takibine konularak, idarece ödemesine ilişkin karar alındığı anlaşıldığından tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça ferağ için noter tebligatı yapılmadığını, ferağ işlemine davetin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinin ispat külfetinin davacıda bulunduğunu, davacı idare tarafından çekişmesiz ve artırılan bedelin depo edildiği ve ödendiği ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretinin takdirinin ise yerinde olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi ile 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen ana kanuna işlenemeyen geçici 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ...'tan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7923, K. 2025/2119, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7923-e-2025-2119-k-31467bbd02ed