Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12016 E. 2025/6433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12016
- Karar No
- 2025/6433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1370 Esas, 2024/1497 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi gereğince tapu iptali ve tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 1504 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırıldığını, kamulaştırma işleminin malikin kızı ...’a tebliğ edildiğini, bloke edilen bedelin 14.10.1987 tarihinde serbest bırakıldığını, o tarihteki malik tarafından açılan kamulaştırmanın iptali davasının İdare Mahkemesince reddine karar verildiğini, Danıştay tarafından onandığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile idareleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2018/597 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/417 Esas, 2023/1692 Karar sayılı kararı ile somut olayda dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından kamulaştırma işlemine başlandığı, bedelin Vakıflar Bankası nezdinde 19.01.1987 tarihli dekont ile depo edildiği; ancak tapu kaydı maliki ...'a çıkarılan kamulaştırma noter tebligatının 08.04.1987 tarihinde birlikte sakin kızı ...'a yapıldığı, bu hali ile tapu kaydı malikine usulüne uygun yapılmış bir kamulaştırma tebligatının olmadığı, malik tarafından ferağ verilmediği gibi kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilemediği, bu halde kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2022/417 Esas, 2023/1692 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırılan taşınmazın, 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi uyarınca kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilebilmesi için kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile birlikte, takdir edilen kamulaştırma bedelinin ve varsa artırılan bedelin koşulsuz olarak mal sahibi adına bankaya bloke edilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; tebliğ tarihinde yürürlükte bulanan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20 nci maddesi “....kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir....” hükmüne havi olup dosya kapsamından malik adına çıkartılan kamulaştırma tebligatında; sadece, birlikte sakin kızı ...’a 08.04.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu hususunun yer alması nedeniyle, tebligat geçersiz ise de kamulaştırma tarihinde malik olan Nurhan Manok vekili tarafından İdare Mahkemesinde kamulaştırmanın iptali davası açılmış olduğundan ve kamulaştırma tarihinde sağ olan malik adına kamulaştırma bedeli bloke edildiğinden, kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirme neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tebligatın usulsüz olduğunu, kamulaştırma bedelinin alınmadığını, idarece daha az bedelin ödemesinin yapılmasının istendiğini, paranın serbest bırakılmasına ilişkin bildirimin bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, kamulaştırma amacının kalmadığını, hukuken tescil davasının açılamayacağını, imar planından vazgeçildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tebligatın usulsüz olduğunu, kamulaştırmanın iptali davasının açılmasının tebligatı geçerli hale getirmeyeceğini, kamulaştırma bedelinin ödenmediğini, paranın bloke edildiğinin tebliğ edilmediğini, gerçek değerin ödenmediğini, kamulaştırma işleminin yok hükmün olduğunu, davacı tarafça süresi içerisinde tescil talebinde bulunulmadığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kamulaştırma kapsamındaki bazı taşınmazların şerhler terkin edilerek kamulaştırma kapsamından çıkarıldığını, kamulaştırma kararının alınma sebebinin ortadan kalkmış olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.