Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7806 E. 2025/2499 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7806
- Karar No
- 2025/2499
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4552 Esas, 2024/1598 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... 645 parsel (yeni ... 1319 ada 24 parsel) sayılı taşınmazın 10.537,34 m²lik kısmının (ifrazen 1319 ada 41 parsel) kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazın kısmi kamulaştırılması nedeniyle arta kalan kısmın kullanılamaz hale geleceğini savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. 2. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin, istinafın kaldırma kararı öncesi tespit edilen kısmına 13.01.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 06.07.2021 tarihine kadar; kaldırma kararı sonrası tespit ve depo edilen fark kamulaştırma bedeline ise 13.01.2020 tarihinden son karar tarihi olan 14.07.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara tapudaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının davacı idare ile davalı ... tarafından istinaf edildiği, davalı ...'in istinaf talebi bulunmadığı halde davacı idarenin kazanılmış müktesep hakkı ihlal edilecek şekilde hüküm tesis edildiğini, kaldırma kararı sonrası tespit ve depo edilen fark kamulaştırma bedelinin davalı ...'e ödenmemesi yönünde tedbiren bankaya müzekkere yazılması gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmadığını, son 5 yılın ürün verim ortalamasının dikkate alınması ve ürün birim fiyatının ürünün toptan satış fiyatı olması gerektiğini, raporda üretim giderlerinin neler olduğunun kalem kalem açıklanmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dörtlü münavebe uygulanmasına rağmen net gelirin 3'e bölünmesinin doğru olmadığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, sulu tarım arazilerinde sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığının tespiti gerektiğini, raporda bu yönde bir açıklamaya yer verilmediğini, % 200 oranında uygulanan objektif değer artış oranının çok yüksek olduğunu, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünde değer azalışından söz edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı için takdir edilen değer azalışı oranının düşük olduğunu, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Ovası sulama sahasında kalan dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna yansıyan nitelikleri itibarıyla sulu arazi vasfına uygun olarak 2019 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün sulu şartlarda yetiştirilen buğday, s.mısır, pamuk ve d.mısır ürünlerine ilişkin maliyet cetveli esas alınarak değerlendirme yapılmasının, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesinin, neticesinde taşınmazım metrekare birim fiyatının, Dairenin incelemesinden geçen benzer mahiyetteki dosyalarla uyumlu olarak 96,63 TL olarak tespit edilmesinin, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı açısından değer kaybı bedeli hesaplanmasının doğru olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının davalı ... tarafından istinaf edilmesine karşın, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak yok sayılıp tüm davalıları kapsar şekilde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı, tüm bu hususlar gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığında toplam kamulaştırma bedelinin 859.205,21 TL olacağı, işbu bedelin 335.714,50 TL'sinin davalı ...'e, bakiye 523.490,71 TL'nin ise davalı ...'e ödenmesi gerektiği, bu durumda davacı idare tarafından fazladan depo edilen 156.214,18 TL bedelin davacı idareye iadesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; İlk Derece Mahkemesinin son kararı ile toplam kamulaştırma bedelinin 1.015.419,39 TL olarak tespit edilip fark kamulaştırma bedelinin ise 343.940,40 TL olarak belirlendiğini, kararı istinafa taşımadığı hâlde, sehven davalı ... adına depo edilen 171.995,20 TL'nin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken hatalı bir şekilde 156.214,18 TL bedelin iadesine karar verildiğini, bu durumda davalı ...'e 15.781,02 TL fazladan ödeme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden hesaplama yapılarak tesis edilen hükmün hatalı olduğunu, davalı ... lehine tespit edilen 15.781,01 TL fark kamulaştırma bedelinin depo edilmesine karar verilmeden sanki ödenmiş gibi hüküm tesis edildiğini, bugüne kadar davalı ...'e dava konusu kamulaştırma işlemi nedeniyle ödenen toplam kamulaştırma bedelinin 507.709,70 TL olup ödenmesi gereken kamulaştırma bedelinin ise 523.490,71 TL olarak tespit edildiğini, davalı ...'in bakiye 15.781,01 TL kamulaştırma bedeli alacağı bulunduğunu, ayrıca temyize konu istinaf mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin (b) harfli alt bendinde fark bedelin sehven 187.726,22 TL olarak gösterildiğini, oysa 187.776,22 TL olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranı yerindedir. 4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6. İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan kamulaştırma bedelinin 671.428,99 TL olduğu ve hükmün işbu bedel üzerinden tesis edildiği, hüküm fıkrasına maddi hata sonucu 671.478,99 TL olarak yazıldığı anlaşılmakla; İstinaf Mahkemesince yeniden yapılan hesaplama sonucu tesis edilen hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde, ilk karar ile hüküm altına alınan söz konusu kamulaştırma bedelinin 671.478,99 TL olarak gösterilip hükmün buna göre kurulması bozmayı gerektirir. 7. Bölge Adliye Mahkemesince, toplam kamulaştırma bedelinin 859.205,21 TL olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin son kararı ile tespit ve depo ettirilen 343.990,40 TL fark kamulaştırma bedelinin ise davalılara tapudaki hisseleri oranında derhal ödenmesine karar verildiği, bu durumda davalı ... adına fazladan depo edilen 171.995,20 TL bedelin adı geçen davalı tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte işbu davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken, davacı idareye iadesine karar verilen fark kamulaştırma bedelinin hüküm fıkrasında 156.214,18 TL olarak gösterilmesi; bu durumda davalı ... adına depo ettirilerek davalıya ödenmesi gereken fark kamulaştırma bedelinin 15.781,01 TL olup işbu bedel depo ettirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirir. 8. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.987,53 m²lik alan yönünden, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda % 100 oranında değer azalışı verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise % 15 oranında değer azalışı takdir edildiği dikkate alındığında, taşınmazın geometrik şekli, yüzölçümü, tarımsal bütünlüğü, kamulaştırmanın amacı (demiryolu güzergahı) gözetilerek bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde, açıklayıcı ve denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, çok düşük oranda değer azalışı takdir edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idare ile davalı ...'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.