Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2290 E. 2025/11272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2290
Karar No
2025/11272
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/712 E., 2024/850 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı apartmanda kapıcı olarak 20.10.2004-30.09.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davacının 01.09.2007 tarihinden önceki çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek, davacının Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, Kurum kayıtlarının aksinin ancak eş değer delille ispat edilebileceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı apartman yönetimi davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2019 tarihli 2017/1338 Esas 2019/887 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulü ile; davacının davalı yanında SGK kapsamında 20.10.2004-31.08.2007 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine, bu süre aralığında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, "davacının tam gün süreyle çalıştığı iddiası karşısında, davalı apartmanda hangi tarihte işe başladığı hususu açıklığa kavuşturulmalı, muhtarlıktan ikametgah kayıtları celbedilmeli, şahısların ve kapıcı dairesinin su, doğalgaz, elektrik abonelikleri sorulmalı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, ifadelerden 32 daireden oluştuğu belirtilen binada, davacının her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, kalorifer yakma, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi işlerini karşılama gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği hususları araştırılmalı, davacının yaptığı iş, davalı iş yerinde hangi işleri yaptığı somutlaştırılarak periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu yada yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan, mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse, bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.12.2023 kararı ile yapılan işin mahiyeti gereği davacının günde 2 saatlik çalışmasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hükümde belirtilen şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, “Somut olayda, davacının davalı iş yerinde 20.10.2004 ile 30.09.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını belirterek Kuruma bildirilmeyen 20.10.2004 ile 31.08.2007 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespitini talep ettiği, Mahkemece gerekçe bölümünde davacının günde 2 saat olmak üzere kısmi süreli çalıştığının kabul edildiği ve hüküm bölümünde de bilirkişi raporunda günde 2 saat çalışma esas alınarak hesaplanan prim ödeme gün sayısı ile çalışmaya hükmedildiği, buna göre davanın kısmen kabulüne hükmedildiği halde "davanın kabulüne" denilerek kendi içinde çelişkili hüküm fıkrası oluşturulduğu gibi kararın gerekçe bölümü ile hüküm bölümü arasında da çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır." gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı yanında; 20.10.2004-31.12.2004 arası 18 gün, günlük Brüt 14,81 TL'den 01.01.2005-31.12.2005 arası 96 gün, günlük Brüt 16,29 TL'den 01.01.2006-31.12.2006 arası 96 gün, günlük Brüt 17,70 TL'den 01.01.2007-30.06.2007 arası 48 gün, günlük Brüt 18,75 TL'den 01.07.2007-31.08.2007 arası 16 gün, günlük Brüt 19,50 TL'den sigorta primine esas kazanç ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,“ karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde "bilirkişi tarafından düzenlenen 27.10.2023 havale tarihli raporda Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının kısmi zamanlı çalışma durumu, günlük, haftalık ve aylık çalışma saatlerinin tespiti yönünde rapor tanzim ettiği görülmüş, davacının çalıştığını iddia ettiği apartman dairesinin 32 daireli merkezi sistemle ısınması olan bir bina olduğu, davacının su alma, çöp alma ve merdiven temizleme işlerini yaptığı, yapılan işin mahiyeti gereği günde 2 saatlik çalışmasının bulunduğu, bozma ilamından önce alınan 27.10.2023 havale tarihli bilirkişi raporuyla belirlenmiş, davacının 26.10.2004 tarihinde aktif olan Türk Telekom, 02.10.2007 tarihinde aktif olan TT Net aboneliğinin bulunduğu anlaşılmış, bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği" belirtilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiği halde, kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini; davacının davalıya ait iş yerinde işe giriş tarihinin 01.09.2007, işten ayrılış tarihinin ise 30.09.2012 olduğunu, ancak 2004 yılında Ekim ayı içerisinde çalışmaya başladığını gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin Kurumda mevcut olmadığını, Kurum kayıtlarının aksi resmi belgelerle ispatlanamadığı halde davacının çalıştığının tespit edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 20.10.2004-30.09.2012 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2290, K. 2025/11272, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-2290-e-2025-11272-k-a3569ca9ecb6