Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7787 E. 2025/8764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7787
- Karar No
- 2025/8764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/873 Esas, 2023/1376 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 36 ncı maddesine dayanan kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile irtifak hakkının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili, davalı ... İnşaat Mühendislik Tekstil Bilgisayar ve Gıda Sanayı İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1212 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1972 yılında tapu kütüğüne tescil edilmiş olan davacı kuruma ait irtifak hakkının kadastro çalışmalarında maddi hata sonucu tapu kaydında gösterilmediğini belirterek 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile irtifak hakkının tespiti ve tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin taraflarına tebliğinden sonra hisseli olarak malik bulundukları tapu üzerinde kadastro öncesinde açılan irtifak hakkı tesisine ilişkin bir dava bulunduğunu ve davanın kabul ile sonuçlandığını öğrendiklerini, diğer davalılar ile imzaladıkları kat sözleşmesi sonrasında 2017 yılında taşınmazda hissedar olduklarını ve bu durumun varlığını söz konusu dava ikame edildikten sonra haber olduklarını, anılan taşınmaz üzerinde halen diğer davalılar ile akdedilen inşaat sözleşmesine ilişkin site inşaatının devam ettiğini, anılan sözleşmenin tapu kayıtlarına güvenilerek yapıldığını, tapu kayıtlarında böyle bir şerh olması halinde sözleşmenin yapılmayacağını, öncelikle söz konusu davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olaydan dava ile haberdar olduklarını, taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenerek inşaata başlandığını, davayı kabul etmediklerini, aksi kanaatte ise davaya sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmak istemediklerini belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. 3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tapu kayıtlarında kurulmuş herhangi bir hak bulunmadığını, söz konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesisi yapıldığını ve site olarak olarak üzerinde yerleşim bulunduğunu, tüm tapu maliklerinin satın alırken tapu kayıtlarına güvendiklerini, sözleşmeyi imzaladıklarında davacı lehine kat irtifakının görünmediğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince hak düşürücü sürenin geçtiği düşünülerek taleplerinin reddedildiğini, bu madde vatandaş ile kamu hukukunu ilgilendiren bir madde olup hak düşürücü dikkate alınmaması gerektiğini, ayrıca anılan maddenin Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, dava konusu parsel değişikliğinden dolayı irtifak alanı değişmiş olup bilirkişi raporunda hesaplanan 880,78 m² irtifak hakkı açısından itirazlarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazdaki irtifak hakkı dayanağının 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 122 sayılı Kanun ile değişik 19 uncu maddesi uyarınca alınan mahkeme kararları olduğunu, dolayısyla irtifak hakkı için tapuda yapılan tescilin açıklayıcı nitelikte olup irtifak hakkının mahkeme kararları ile tescilden önce kazanıldığını, 2942 sayılı Kanunu’nun 36 ncı maddesi ve diğer kanun hükümlerine dayanılarak, idarece kamulaştırma işlemlerinin tamamen gerçekleştirilmiş ve bunun sonucunda da irtifak hakkı tapuya şerh verilmiş olmasına rağmen kadastro çalışmalarında bu hakkın kanuna aykırı olarak kayıtlara geçirilmemiş olması sebebiyle davanın açıldığını, idarenin ve Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, yargılama ve harç giderleri kuruluşları üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca açılan bu dava 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi gereği harca tabi olmadığından harç giderlerinin Kuruluşları üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, karşı vekâlet ücretine de itiraz ettiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, ayrıca eldeki davanın 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi kapsamı dışında bulunmasına göre harçtan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmeyerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesine dayanan kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile irtifak hakkının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.