Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9543 E. 2025/5414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9543
- Karar No
- 2025/5414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/761 Esas, 2024/1401 Karar KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 36 ncı maddesine dayanan kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bitlis ili, ..., ... Mahallesi 442 ada 2 parsel (eski parsel 3) sayılı taşınmazın ... tarafından tasdik olunan 02.01.1974 tarihli ve 1974/1 sayılı kamu yararı kararına istinaden 122 sayılı kanuna uygun olarak kamulaştırılmasının tamamlandığını, bedellerinin hesaplara yatırıldığını, gerekli noter tebligatlarının yapıldığını ve karayolları lehine taşınmazın yol olarak terkin edilerek kamulaştırıldığını, kadastro yenileme tespiti sırasında Bitlis-Mutki il yolunun yapımı amacıyla kamulaştırılan 3 nolu parselin bir kısmının Bitlis ili, ..., ... Mahallesi 442 ada 2 nolu parsel olarak davalı adına tespit edildiğini, yapılan tespit işleminin geçersiz olduğunu beyan ederek kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/242 Esas, 2022/610 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli ve 2023/803 Esas, 2023/1748 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmişse de dava konusu taşınmazın (eski 3 nolu parsel) kadastro öncesi tespit edilen zilyedi ... 'e Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi 05.08.1974 tarihli ve 1974/69 D.İş Esas, 1974/34 D.İş Karar sayılı karar ile zilyetlik bedelinin ödendiği, taşınmazın istimlakının gerçekleştiği, taşınmazın 144,015 m²lik kısmının istimlak bedeli ödenen kamulaştırma koridoru sahası içinde kaldığı anlaşılmakla 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli ve 2023/803 Esas, 2023/1748 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece alınan 15.06.2022 tarihli fen raporunda; ''dava dosyasında bulunan 1974 yılına ait kamulaştırma planının ölçeksiz ve koordinatsız olduğu, pafta ve zemin uyumunun bulunmadığı, kamulaştırma planının tesis kadastrosundan önce yapıldığı için planda bulunan parsel sınırları ile güncel parsel sınırları birbiriyle uyuşmadığı, ayrıca 2014 yılında yapılan yenileme çalışmaları ile mevcut yolun ve dava konusu taşınmazın zeminde kullanılan kısmının verildiği, bu nedenle kamulaştırma planı ile dava konusu 442 ada 2 numaralı parsel ve komşu parsellerin çakıştırılmasının mümkün olmadığına'' ilişkin tespit yapıldığı, 08.11.2022 tarihli fen raporunda ise; ''dava konusu taşınmazın söz konusu yol içerisinde kalmadığı, kamulaştırma planı ile yapılan sayısallaştırma çalışmalarının zemini tam olarak yansıtamadığı, pafta zemin uyuşumsuzluklarının mevcut olduğu'' belirtilmiş olup davaya konu yerin kamulaştırılan alan olduğu sabit olmadığı gibi yol sınırları dikkate alındığında taşınmazın yol alanında kalmadığı da anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/761 Esas, 2024/1401 Karar sayılı kararı ile bozma ilamında belirtilen esaslar gözetilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 36 ncı madde koşullarının oluştuğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.