Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7498 E. 2025/5012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7498
- Karar No
- 2025/5012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2276 Esas, 2024/1481 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/357 Esas, 2023/138 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3276 ada 159 (yeri 3276 ada 205 ve 206 parseller) parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili asıl dava ile birleştirilen ek dava dilekçesinde özetle; 56.953,00 TL bedelin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. 3.Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasındaki taşınmaza ilişkin yeni satın alınan payların karşılığının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplam bedel 544.659,21 TL olduğu hâlde, maddi hata sonucu eksik bedele hükmedildiğini, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı yazıldığını, bedellerin ayrı ayrı yazılması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 206 parsele ilişkin el atmanın kalıcı nitelikte olmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadını, düzenleme ortaklık payının düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi göz önünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal arsa satışına göre değer verilerek bedelinin belirlenmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava tarihi itibarıyla 3276 ada 159 parsel numaralı taşınmazın tamamına ... tarafından fiili el atma olduğu, dava konusu taşınmazın ifraz görerek 3276 ada 205 ve 206 parsellere dönüştüğü, Dairece talep ve pay gözetilip hesap hataları da düzeltilerek resen yapılan hesaplama sonucunda, 07.08.2018 tarihinde açılan asıl dava ( ilk dava ve 14.03.2022 tarihli birleşen ek dava ) yönünden: davacı lehine oluşan tazminat miktarının 183.069,21 TL olduğu, yeni alınan paylara ilişkin olarak 19.11.2019 tarihinde açılan birleştirilen dava dosyası yönünden: taşınmazlara kamulaştırmasız el atılması sonucunda hissedarı olan davacı lehine oluşan tazminat miktarının 361.590,00 TL, toplam hüküm altına alınması gereken tazminat miktarının 544.659,21 TL olduğu anlaşılmış olup, mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verildiği hâlde, toplam tazminat miktarının kararda eksik yazıldığı, ilk davada ıslahla birlikte 126.116,21 TL, bu davaya ek olarak açılan birleştirilen ek davada 56.953,00 TL talep edildiği, yeni paylara dair açılan ve birleştirilen diğer davada da ıslahla birlikte 361.590,00 TL talep edildiği, toplam tazminat miktarının 544.659,21 TL olacağı, mahkemece toplamda sehven maddi hata yapılarak eksik bedele hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi, asıl ve birleştirilen her davadaki bedelin ayrı ayrı gösterilerek ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin de düşünülmemiş olması, asıl dava dosyasına ek olarak açılan davada hükmedilecek bedel asıl dava tarihi dikkate alınarak saptandığından, ek davada hükmedilecek bedele ilk dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği ve her davada faiz başlangıcının da ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği halde, infazda duraksamaya neden olacak biçimde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Davalı idare vekili 206 parsel sayılı taşınmaza kalıcı olarak fiilen el atmanın bulunmadığı yönünde temyiz itirazında bulunmuşsa da dava konusu taşınmazın öncesinde 159 parsel olarak tapuda kayıtlı olduğu ve kök parsele imar planına uygun olarak kısmen kalıcı nitelikte fiilen el atılmış olduğundan, 206 parsel sayılı taşınmazın da imar planında davalı idarenin sorumluluğunda bulunan park alanında kalması nedeniyle, proje bütünlüğü gözetildiğinde ifrazen oluşan 206 parsel sayılı taşınmazdaki davacı payı karşılığına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.