Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6966 E. 2025/2583 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6966
Karar No
2025/2583
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2926 Esas, 2024/790 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/101 Esas, 2021/180 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 353 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili duruşmada bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, kamulaştırılmadığı takdirde yakın zamanda söz konusu bölgede imar geçmesinin muhtemel olduğunu, aynı zamanda bilirkişilerin tarımsal ürünlerin değerini az belirlediğini, bu sebeple ek rapora itiraz ettiğini, itirazlar doğrultusunda rapor alınmasını talep ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin fahiş belirlendiğini, objektif değer artış oranının yüksek tespit edildiğini kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan kriterlerin mükerrer olarak objektif değer artışı belirlenirken de kullanıldığını değerlendirmenin dava tarihine ait resmi veriler esas alınarak yapılması gerektiğini, üretim masrafı düşük alınmak suretiyle net gelirin yüksek hesaplandığını, ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun gerçeklikten uzak olduğunu ve güncel olmadığını, enflasyon oranları değişmesine rağmen iki sene önce belirlenen bedel üzerinden karar verildiğini, geçen süre zarfında döviz, enflasyon farkı ve paranın alım gücü kaybının dikkate alınmadığını, kamu yararı gözetilerek davacı talepleri gözetilecek ise malikin haklarının da gözetilmesi ve arada oluşan zararın giderimi için tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerek değer üzerinden gerekse yatan paranın nemalandırılmamasından kaynaklanan zararın önüne geçmek için değerlendirme yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, zamanında yatırılmayan bedelin artık geçerli bir değerlendirme olmayacağını, kamulaştırılan alanın değerinin değiştiğinin tartışmasız olduğunu, davacının geç işlemlerinden dolayı zarara uğradığını, 2942 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin son fıkrasına göre idarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemine başlanamayacağını, kanuna aykırı işlem yapılarak karar verilmesi sebebiyle zarara uğradığını, kamulaştırma davalarının en hızlı ve asgari giderle tamamlanması gereken yargılama şekline tabi tutulan davalar olduğunu, idarenin ödenekleri hazır ederek açması beklenen davanın davacının kurusu ile 24.04.2018 tarihinden beri sürüncemede kaldığını, geçerliliğini ve güncelliğini yitirmiş olan eski bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f ) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 4 oranında alınmasında, gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 125 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinde ve davalılardan ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, depo kararı zamanında yerine getirilmiş gibi karar tesis edilmesi doğru olmamıştır. Davalı ... vekilince, mahkemenin bedel bloke edilmediğinden davanın usulden redde ilişkin ikinci kararına karşı davacı idarenin yaptığı istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde ve istinafa konu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunda zamanında yatırılmayan bedelin artık geçerli bir değerlendirme olmayacağını, kamulaştırılan alanın değerinin değiştiğini, davacının geç işlemlerinden dolayı zarara uğradığını, davanın davacının kusuru ile 24.04.2018 tarihinden beri sürüncemede kaldığını belirtmesi karşısında adı geçen davalının idarenin süresinden sonra gerçekleştirdiği depo işlemine muvafakatinin olmadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp idare tarafından davalı adına depo edilen bedelin idareye ve tapunun eski malikine iadesini sağlayacak şekilde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Davacı idare vekilinin istinaf aşamasında 25.11.2020 tarihinde bedeli depo ettiği; ancak davalı ... vekilinin 12.02.2021 tarihli Bölge Adliye Mahkemesine hitaben yazdığı dilekçesi ile geç bloke edilen bedeli kabul etmediklerini beyan ettiği gözetildiğinde davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğrudur. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/6966, K. 2025/2583, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-6966-e-2025-2583-k-2b95bb860394