Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6633 E. 2025/2493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6633
- Karar No
- 2025/2493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/690 Esas, 2024/325 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/743 Esas, 2021/541 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ile davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Muş ili, ..., ... 471 parsel (yeni 106 ada 10 parsel) sayılı taşınmazın 3.354,45 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespiti istemiştir. 2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit ve depo edilen fark bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 22.04.2021 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara veraset ilamındaki ve tapudaki payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca Hazine adına tapudan terkinine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olup taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilirken 2021 yılı tarımsal üretim verilerinin dikkate alınması gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceğini, münavebeye esas alınan ürünlerin doğru olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak uygulanması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmamış olmasının doğru olmadığını, taşınmazın kısmi kamulaştırılması nedeniyle arta kalan kısımda en az %50 oranında değer azalışı meydana geldiğini, bu husus gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, her bir davalı lehine ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki davaya konu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen buğday, silajlık mısır, karpuz ürünleri münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanması suretiyle, net gelirine göre resmî veriler uyarınca değer biçilmesinde, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan alanının geometrik şekli, yüz ölçümü, taşınmazın bütünlüğü ve işlemeli tarıma uygun olup olmadığı değerlendirilerek değer azalışı verilmemesinde, davalılar yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak tespit ve depo edilen fark bedelin işlemiş nemalarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu 471 parsel (yeni 106 ada 10 parsel) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve taşınmazın yüz ölçümünün değiştiğinin anlaşıldığı, yeni duruma göre dava konusu taşınmazın çalışma sonrası oluşan koordinatları itibarıyla kamulaştırma projesi kapsamında kalıp kalmadığının, kapsamda kalmış ise ne kadarlık kısmının proje kapsamında kaldığının belirlenmesi için fen bilirkişisinden ek rapor alındığı, fen bilirkişisinin 28.11.2023 tarihli ek raporuna göre dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda yüz ölçümünün azaldığı ve güncel hali ile taşınmazın B harfi ile gösterilen 2.714,10 m², B1 harfi ile gösterilen 217.33 m² olmak üzere toplam 2.931,43 m²lik alanın kamulaştırma sahasında olduğu, yeni duruma göre yeniden yapılan hesaplama sonucunda toplam kamulaştırma bedelinin 71.509,89 TL olacağı, fakat istinafa gelenin sıfatı gözetilerek aleyhe kaldırma kararı verilemeyeceği, davacı Hazinenin kararı istinaf etmediği gözetilerek 81.829,01 TL üzerinden hüküm tesisi gerektiği, bununla birlikte hakimin sicilin doğru tutulması ödevi kapsamında infazın sağlanabilmesi için güncel tapu kaydı üzerinden hüküm tesisi gerekeceği gerekçesiyle davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ile davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu kamulaştırılan alanın küçüldüğünü, bu durumda fazladan depo edilen bedelin davacı idareye iadesi gerektiğini, istinaf mahkemesince yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, aleyhe hüküm verme yasağının hatalı yorumlandığını, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün veri cetvelinin esas alınmasının doğru olmadığını, ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, münavebeye esas alınan ürünlerin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının % 6-7 oranında uygulanması gerektiğini, taşınmazın acele el koyma tarihi itibarıyla değerinin tespiti gerektiğini, taşınmazın sulu değil kuru tarım arazisi vasfında olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazın ne şekilde sulandığının açıklanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda oluşan güncel tapu bilgileri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış ise de taşınmazın mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden yapılan incelemenin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci, 12 nci maddeleri ile 15 inci maddesinin son fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün değerlendirme tarihindeki veri cetveli esas alınarak verim ve masraflar yönünden hesaplama yapılması uygun görülmüştür. 4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür. 5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında bu kısma değer azalışı uygulanmaması yerindedir. 6. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 7. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye ve hükme esas alınan 28.11.2023 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre; dava konusu 24.750,00 m² yüz ölçümlü 471 parsel sayılı taşınmazın, 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin (a) fıkrası uyarınca, istinaf yargılaması aşamasında 17.06.2022 tarihinde yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alınıp 106 ada 10 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, alanının 24.776,74 m² yükseldiği, kamulaştırılan alanın ise 3.354,45 m² iken 2.931,43 m² düştüğü dikkate alınıp taşınmazın değişen durumu eş söyleyişle güncel tapu bilgileri üzerinden yapılan hesaplama sonucu belirlenen toplam 71.509,89 TL kamulaştırma bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğinin, bu durumun aleyhe hüküm verme yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceğinin düşünülmemesi, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. 8. Tespit ve depo edilen fark kamulaştırma bedelinin tamamının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 20.09.2021 tarihi itibarıyla davalı hak sahiplerine derhal ödenmesine karar verildiği dikkate alındığında, fark kamulaştırma bedeline işletilecek faizin bitiş tarihinin 20.09.2021 tarihi olması gerektiği düşünülmeden istinaf mahkemesinin karar tarihine kadar faiz işletilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ... vd. vekilinin tüm, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (2) numaralı bendinde yer alan "81.829,01" sayısının çıkarılarak yerine "71.509,89" sayısının; "37.756,01" sayısının çıkarılarak yerine "27.436,89" sayısının; "karar tarihine" ifadesinin çıkarılarak yerine "İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 20.09.2021 tarihine" ifadesinin yazılması, b) (3) numaralı bendinde yer alan "37.756,01" sayısının çıkarılarak yerine "27.436,89" sayısının yazılması, C) Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı Hazine tarafından fazla depo edilen 10.319,12 TL bedelin, davalılar tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte davalılardan hisseleri oranında alınarak davacı Hazineye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı Hazineye iadesine," cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.