Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4654 E. 2025/669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4654
- Karar No
- 2025/669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/989 Esas, 2024/766 Karar DAVA TARİHİ : 31.08.2022 KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/577 Esas, 2023/53 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı idare yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Kalkanlı Mahallesi 600 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz için davacı tarafça oluşturulmuş olan Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenmiş olan tutarın taşınmazın gerçek değeri göz önüne alındığında kabul edilemez düzeyde düşük kaldığını, taşınmazın tüm belediye hizmetlerinden faydalandığını ve bu yönüyle tapuda tarla olarak tescilli olmasına rağmen sunduğu imkanlar bakımından arsa niteliğine sahip olduğundan kıymet takdiri yapılırken arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit edilen bedelin davalıya derhal ödenmesine, kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten itibaren 4 aylık sürenin bitiminden başlayarak karar tarihine kadar faiz işletilmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğu hâlde, arsa kabul edilmek suretiyle yüksek bedel tespit edildiğini, kaldı ki arsa olsa bile emsal incelemesinin doğru yapılmadığını, idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz değerinin düşük belirlendiğini, emsallerinin dikkate alınmadığını, belirlenen bedelle aynı bölgede ancak yarı oranında taşınmaz alınabileceğini, raporların denetime elverişli olmadığını, organize sanayi bölgesi sınırları içinde yer alan parsellerin yol kenarında olanları 1.000,00 TL, bunun dışındakilerin 600,00 TL'den satışa çıkarıldığının bildirilmiş olduğunu, en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olduğunu belirterek davacı idare vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının faize ilişkin bendi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince faize ilişkin olarak yapılan düzeltmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, gerçek piyasa değerinin altında değer belirlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmektedir. 5. Kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücreti olan 17.900,00 TL’ye hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "bu bedele dava tarihinden, ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 16.01.2023 tarihine kadar geçen süre için Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz oranının uygulamasına," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "bu bedele dava tarihinden dört ay sonraki tarih olan 31.12.2022 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 16.01.2023 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesine" cümlesinin yazılması, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “9.200,00” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “17.900,00” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.