Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4550 E. 2025/316 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4550
- Karar No
- 2025/316
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3433 Esas, 2024/165 Karar DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.12.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Muradiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/473 Esas, 2022/507 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ..., ..., 209 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını, müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu edilen taşınmaza müvekkilin herhangi bir müdahalesinin veya el atmasının söz konusu olmadığını, kamulaştırmasız el atmadan bahsedilebilmesi için taşınmaza sahiplenme amacı ile kamulaştırma yetkisine sahip bir idare tarafından daimi olarak el atılması gerektiğini ileri sürerek bahsedilen tüm nedenlerle davanın reddine ve yargılama giderleriyle ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının ve ecrimisilin tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında objektif değer artışı verilmemesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu, harca ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, yonca ve şekerpancarı verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının 29,29 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında ve taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen niteliği, dosya kapsamından anlaşılan özelliği dikkate alındığında %25 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve yol güzergahı dikkate alınarak kamulaştırmasız el atma bedeli hesaplanmasında istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın UYAP sisteminden alınan güncel tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazın tapu kaydında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi şerhi kapsamında yeni tapu kaydı oluştuğu ve taşınmaz yüzölçümünün değişmiş olduğu anlaşıldığından, taşınmazın yeni duruma göre ek rapor aldırıldığı, 10.10.2023 tarihli fen bilirkişi ek raporuna göre, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme sonucunda dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki alanının azalarak 28.500,00 m² den 26.824,33 m² ye, el atılan alanının da 23.536,23 m² den 23.446,70 m² ye düştüğü, ancak; davacı ...'in 13/32 payını Ağustos 2021 yılında satış yolu ile edindiği ve dava tarihi itibarıyla bu pay yönünden ecrimisil talep edemeyeceği anlaşıldığından, yalnızca diğer paylar yönünden ecrimisil hesabı yapılmış ve raporda belirlenen ecrimisil bedelinden mahsup edilerek tüm davacılar yönünden toplam ecrimisil bedeli 55.369,92 TL, el atma bedeli 858.383,68 TL olmak üzere toplam kamulaştırma bedeli 913.753,59 TL olarak belirlendiği, bu durumda Dairemizce aldırılan rapor sonucu tespit edilen bedelin davalı Kurum lehine olduğu, kabule göre de hükmün 1 inci fıkrasında ... yazılması gerekirken 2.kez ... yazılması, hükmün 7 inci fıkrasında başvuru harcının davacıya iadesi gerekirken, yargılama giderlerine dahil edilerek harçtan muaf olan davalı idareden tahsiline karar verilmesi, dava konusu taşınmazın dere yatağı haline gelen kısmının davalı idare lehine tescil edildikten sonra terkinine karar verilmesi gerekirken yalnızca tescille yetinilmesi doğru görülmediğinden davalının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek Dairemizce aldırılan ek rapor sonucu tespit edilen bedel göz önünde bulundurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline, dere yatağı olarak tapudan terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.