Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4547 E. 2025/2142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4547
- Karar No
- 2025/2142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1187 Esas, 2024/214 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/91 Esas, 2021/249 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ...ilçesi, ...köyü 457 parsel sayılı taşınmazın 1160,22 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik olmadığını; ancak bilirkişi heyetince objektif değer arttırıcı unsur olarak kabul edilen raporda yazılı taşınmazın özelliklerinin, kapitalizasyon faizinin belirlenmesinede esas unsurlar olduğu gözetilmeden, bilimsel yolla elde edilen bedele ayrıca %50 objektif değer arttırıcı unsur ilavesi yapılarak kamulaştırma bedelini fazla artırıldığını, münavebe ürünlerinin resmî verilere uygun alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda ürünlerin en yüksek verimleri esas alınarak tespit yapıldığını, 2942 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede sulu ve kuru arazide hangi ürünlerin ekilebileceğinin bunların yıllara göre dekara ortalama verim miktarlarının yine değerlendirme yılındaki dekar başına üretim masraflarının ve hasat dönemindeki ortalama toptan satış fiyatlarının ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda %40 değer düşüklüğü hesaplandığını ancak kamulaştırma sonucu taşınmazların varsa kalan kısmındaki tarımsal işletme bütünlüğünün bozulup bozulmadığı kadar, arazinin şekil ve büyüklüğünün ekonomik bir tarımsal faaliyete imkan verip vermediğinin de incelenmesi gerektiğini, geri kalan kısmın tarımsal faaliyete uygun olduğunu ve geri kalan kısımda değer düşüklüğü hesplanmasına karar verilmesinin Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bedel yüksekliği sebebiyle kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davalarının kabulüne, müvekkil idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi vasfında olduğu, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre istinaf başvurusunda bulunanın idare oluşu dikkate alındığında %4 kapitalizasyon faizi ile %50 objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, neticeten belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirtilen ürünler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, kamulaştırmadan arta kalan kısımda %40 oranında değer düşüklüğü takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ...ilçesi, ...köyü 457 parsel sayılı taşınmazın 178 ada 15 parsel olarak yenilendiğini, kararın bu parsel dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmüş ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın ada ve parsel numarasının değiştiği gözetilerek infazda tereddüt oluşmaması için yeni bilgileri üzerinden tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
5. Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile fark bedele yasal faiz işletilmesi gerekirken, tespit edilen bedelin tamamına yasal faiz işletilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a. (2) ve (3) nolu bentlerinde yer alan "457" sayısının çıkarılarak yerine "178 ada 15 "sayısının yazılması,
b. (4) nolu bendinin hükümden çıkarılması, yerine, tespit edilen kamulaştırma bedelinde acele kamulaştırma bedelinin mahsubu ile iş bu dosyada "depo edilen 48.136,94 TL bedele davanın açılış tarihi olan 27.08.2020 tarihinden 4 aylık sürenin bitim tarihi olan 28.12.2020 tarihinden karar tarihi olan 16.12.2021 tarihine kadar yasal faiz İŞLETİLMESİNE, işletilecek yasal faizin karar ile birlikte davacı kurumdan tahsili ile davalılara hisseleri oranında DERHAL ÖDENMESİNE" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.