Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4355 E. 2025/1312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4355
- Karar No
- 2025/1312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1361 Esas, 2024/547 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/313 Esas, 2022/38 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin Bursa ili, .......... ilçesi, ..........Mahallesi 4215 ada 9 parsel numaralı taşınmazda bulunan hisselerine herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın el atıldığını belirterek belirlenecek tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hisseli mülkiyete tabi olduğunu ve özel parselasyon planı bulunmadığını, özel parselasyon planı bulunmayan hissedar davacıların, tek başına dava açma hak ve yetkisinin olmadığını, davacı tarafın dava konusu taşınmazın fiilen el atılmayan kısımları bakımından taleplerini kabul etmediklerini, taşınmazın sit alanında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan incelemede kamulaştırma işlemine ilişkin herhangi bir belge bulunmayıp el atma tarihine ilişkin de bilgiye rastlanılmadığını, dava konusu taşınmaza idarece el atıldığı sabit olursa ve bu el atma kamu yararı doğrultusunda kalıcı bir nitelik taşıyorsa taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü adına tapuya tescili gerektiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın esasına girildiğinde, öncelikle taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı, el atılmış ise ne kadarına el atıldığının miktar olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu parselin hisseli parsel olup olmadığı, hisseli parsel ise özel parselasyon krokisinin sunulup sunulmadığı hususunun araştırılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedel düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla olarak tespiti gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, cevap ve itiraz dilekçelerindeki savunmaları gözardı edilerek hüküm kurulduğunu, dosyadaki mevcut her türlü dilekçe içeriğini isitnaf itirazı olarak ileri sürdüklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına takas işlemleri için başvuruda bulunması ve bu talebinin reddi halinde sorumlu idareye karşı dava açması gerektiğini, kendi idarelerinin bu davada herhangi bir husumeti ve sorumluluğu bulunmadığını, taşınmazın fiilen el atılmayan kısımlarından sorumlu tutulmalarının yerinde olmadığını, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin çok fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Başakanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... Başakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve itiraz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususların gözardı edildiğini, sit alanlarından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sorumlu olduğunu, husumetin yanlış yönlendirildiğini, bedelin yüksek tespit edildiğini, emsallerinin değerlendirme dışı bırakıldığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve fillen el atılan kısımlarla birlikte proje bütünlüğü ilkesi gereği fiilen el atılmayan ancak imar planında kamuya tahsis edilen kısımların bedeline hükmedilmesinin de yerinde olduğu, taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Davalı ... vekilinin istinaf aşamasında açıkça ileri sürmediği sebeplere temyiz aşamasında itibar edilmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılar ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.