Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4263 E. 2025/664 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4263
Karar No
2025/664
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/626 Esas, 2023/551 Karar DAVA TARİHİ: 04.04.2019 KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ...Mahallesi 4991 ada 139 parsel (evveliyatı 927 parsel olan eski 1331 parsel) sayılı taşınmazdan davalı idare tarafından yüksek gerilim hattı geçirildiğini, geçirilen yüksek gerilim hattı nedeniyle değer düşüklüğü meydana geldiğinden belirlenecek bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf ehliyeti yokluğundan esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın öncelikle şekil açısından dava şartlarından olan kesin hüküm varlığı nedeniyle esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kadastro yenilenmesi sonucu taşınmaz önce 4991 ada 139 parsel, daha sonra ise Karayolları Genel Müdürlüğünün yol kamulaştırması sebebi ile 25.05.2011 tarihinde ifraz edilerek 4991 ada 307, 308 ve 309 parsel olarak üç parçaya ayrılarak 4991 ada 308 parselin Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini, dava konusu kök 927 parsele ilişkin kesin hükmün bulunduğunu, tapuda hükmen davalı adına tescil edilen dava konusu taşınmazın halen davacı tarafından dava konusu yapılmasını kabul etmediklerini, davanın dava şartlarından olan taraf ehliyeti yokluğundan, kesin hükmün varlığı ve husumet yokluğu nedenleriyle usulden ve esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/899 Esas, 2020/619 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2020/2331 Esas, 2022/2782 Karar sayılı kararıyla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu ..., ...Mahallesi kök 927 parsel sayılı 40.650,00 m² yüzölçümlü taşınmazda davacının 1/2 pay sahibi olduğu, Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/449 Esas, 1986/479 Karar sayılı kararına istinaden Tapu Sicil Muhafızlığının 14.11.1986 tarihli ve 7028 yevmiye numaralı işlemi ile ifraz edilerek 1131 parsel numarasını aldığı ve 6 m² pilon yeri ile 4724 m² irtifak hakkı tescil edildiği, 1131 parsel sayılı taşınmazda 3733 m² üzerinde TEK lehine irtifak hakkı tesisine dair Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/133 Esas, 1988/236 Karar sayılı kararı istinaden Tapu Sicil Muhafızlığının 06.10.1988 tarihli ve 7839 yevmiye numaralı işlemi ile tescil edildiği, yapılan kadastro yenileme çalışmasıyla 4991 ada 139 parsel numarası alan taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kısmi kamulaştırma sonucu 2011 yılında 307, 308 ve 309 parsellere ifraz olduğu, 308 parsel sayılı taşınmazın yol vasfı ile Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, 4991 ada 307 ve 309 parsel sayılı taşınmazların ise davacı adına tescil edildiği, ancak davacının paylarını 26.05.2011 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye sattığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazda davacının aktif husumet ehliyeti kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu Mahkemece bozma kararına uyarak yargılamaya devam edildiği; ancak İlk Derece Mahkemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesine aykırı bir şekilde duruşma açmadan ve tarafları duruşmaya davet edip bozma hakkında beyanlarını almadan dosya üzerinden Yargıtay bozma kararına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bozma kararı hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazdan yüksek gerilim hattı geçmekte olup bu taşınmazın gerçek değerinden satılamadığını, satış bedeli ile gerçek değeri arasındaki farka ilişkin ek rapor alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesi gereği Dairemiz bozma kararı sonrası Mahkeme kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Dairemizin bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar vermesi gerekirken duruşma açılmadan, tarafların bozma kararına diyecekleri sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın istenildiğinde davacıya iadesine, davacıdan alınması gereken 3.040,00 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 1.169,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.870,60 TL harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

YD

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4263, K. 2025/664, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4263-e-2025-664-k-5010e9b491c2