Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4238 E. 2025/990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4238
Karar No
2025/990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2812 Esas, 2024/31 Karar DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 13.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/487 Esas, 2022/254 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sivas ili,... ilçesi,...köyü 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 721,38 m²lik ve 114 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 411,31 m²lik irtifak alanın bedelinin tespiti irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlarda tesis edilecek irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil kurum lehine her ne kadar dava kabul edilmiş olsa da her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı kurum üzerinde bırakıldığını, buna rağmen lehe vekâlet ücretine dahi hükmedilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının devam ettiğini, bilirkişi raporunda kamulaştırma ve irtifak bedeli olarak belirlenen metrekare birim bedelinin yüksek olup gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın Belediye mücavir alan sınırları dışında olduğunu, kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu, bununla birlikte söz konusu taşınmaz üzerinden geçen Enerji Nakil Hattının havai hat olup gerek arazide kapladığı alan gerekse bulunduğu konum itibarıyla davacının bu arazide tarım faaliyeti yapmasına engel teşkil etmediğini, kararın verilmesi ile birlikte kurumun bu bedel üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen ortadan kalktığını, talepleri gibi takyidatsız olarak tescil kararı verilmediğinden tapuda bulunan kısıtlamalar sebebiyle tescil yapmalarının imkansız hale geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, buğday-nohut münavebesi değerlendirerek kapitalizasyon faiz oranını %6 oranında kabul ederek değerleme yapıldığı, istinafa gelenin sıfatının gözetildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, İlk Derece Mahkemesince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, değer azalışına hükmedilmesinin de doğru olduğu belirtilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son bendi uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle rtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. İrtifak hakkı bedeli yöntemine göre belirlendikten sonra ayrıca alan küçülmesi ve şekil bozukluğu oluştuğu gerekçesiyle değer kaybına hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının, (2) numaralı bendinde yer alan '856,47 TL' ve 833,72 TL' ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla ''267,88TL'' ve ''174,80 TL'' ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4238, K. 2025/990, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4238-e-2025-990-k-d4710db57fec