Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4212 E. 2025/636 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4212
Karar No
2025/636
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1754 Esas, 2024/111 Karar DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.08.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2 Esas, 2022/218 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ..., ... köyü 168 ada 4 parsel sayılı (eski 195 parsel) taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, göl alanı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe sisteminin hatalı uygulandığını, kapama bahçe değerinin hatalı hesaplandığını, uydu görüntülerine göre ağaçların dava konusu taşınmazın tamamını kaplamadığını, ağaçların askı ilan tarihinden sonra dikilmiş olduğunu, objektif değer artışının uygulanmaması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranın hatalı uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranı hesaplanırken değerlendirilen unsurların objektif değer artışında da değerlendirmeye alınarak mükerrer artışa sebebiyet verildiğini, bedelin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmazın kapama bağ niteliğinde ve bağ oranının %90 olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınması gerekirken %5 alındığını, objektif değer artışının çok düşük uygulandığını, objektif değer artış oranının %100 uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilerek taşınmazın %90'lık kısmının kapama bağ, %10'luk kısmının ise kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilerek kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak uygulanarak ve taşınmazın raporda belirtilen özellikleri dikkate alınarak %30 oranında objektif değer artışı eklenmek suretiyle 75,56 TL/m² üzerinden kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca ürün fiyatı ve verim miktarlarının yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki Siirt ili, ..., ... köyü 168 ada 4 parsel sayılı (eski 195 parsel) taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2017 Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanarak, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6. Mahkemece verilen hüküm kaldırma kararı ile ortadan kalktığı hâlde, tescil yönünden daha önce karar verildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Siirt ili, ... ... köyü 168 ada 4 parselde (eski 195 nolu parselde) kayıtlı taşınmazın tamamının tapusunun İPTALİ İLE, davacı ... adına TAPUYA TESCİLİNE ve baraj göl sahası içinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kanunla 16/C maddesi uyarınca tapudan TERKİNİNE," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı oy) (Karşı oy) K A R Ş I O Y Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (25.02.2024 tarihli temyiz itirazlarına ilişkin dilekçesi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliğinden ve her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî duruma göre karara bağlanacağından bahisle uygulanamayacağı yönündeki gerekçeli kararın "Değerlendirme" bölümünün 4 No.lu bendinde yazılı faize ilişkin sebep ve gerekçesine katılmıyoruz. 15.01.2025 Y.L

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4212, K. 2025/636, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-4212-e-2025-636-k-ede97adecd9a