Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4139 E. 2024/9939 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4139
- Karar No
- 2024/9939
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2305 Esas, 2024/185 Karar DAVA TARİHİ : 06.08.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/181 Esas, 2022/47 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. ... ve ... haricindeki davacılar payları yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ... ve ... haricindeki davacılar yönünden davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Darıca ilçesi, İstasyon Mahallesi 1015 ada 7 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bölgenin 29.03.2009 tarinde Gebze Belediye Başkanlığı tarafından belediyelerine devredildiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, idari yargının görevli olduğunu, davacı ...’nın davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; camiinin idarelerince yapılmadığını, dava konusu taşınmazın da bulunduğu alanın 29.03.2009 tarihinde Gebze ilçesinden Darıca ilçesine devredilmiş olduğundan Gebze Belediyesinin sorumlu olduğunu, idarelerince fiili el atmanın söz konusu olmadığını, ıslah edilen bedele ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayrıntıları Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/13327 Esas, 2018/25277 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5216 sayılı Kanun'un Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin görev ve sorumluluk karar başlığını taşıyan 7 nci maddesi uyarınca "mabedlerin" yapım, bakım ve onarım görevi Belediyelere ait olduğundan, dava konusu taşınmaz üzerideki cami ve eklentilerinin Belediye tarafından yapılmamış olsa bile husumetten Belediye sorumlu olduğundan, davalı ... bakımından davanın pasif husumetten reddine, karar verilmesi, Yine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/22660 Esas, 2014/7262 Karar 2016/11432 Esas, 2017/17344 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ve ana artere bitişik konumda olan ve ibadet yeri olarak kullanılan taşınmazlarla ilgili 5216 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin (n) bendi uyarınca Büyükşehir Belediyesinin; ana artere bitişik konumda olmayan taşınmazlar bakımından ise ilçe belediyesinin sorumlu olduğu gözetilerek, husumete ilişkin değerlendirmede isabetsizlik görülmediğini, taşınmaza Ethem Paşa Camii yapılmak suretiyle 1993 yılında el atıldığından nispi tarifeler üzerinden değerlendirme yapılmasında isabetsizlik görülmediğini, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda belirlenen 1.536,00 TL/m² birim fiyatının Dairemizden daha evvel geçen dosyalarda belirlenen birim fiyatlarıyla uyumlu olduğundan, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, büyükşehir belediyesinin sorumlu olduğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas. 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayriımenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi." 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas. 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulüniin bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın ınevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kantınu'nun 66 ıncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...’’karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Fiilen el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak m² birim bedelinin belirlenmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi, yazılı gerekçe ile sorumluluğun Darıca Belediye Başkanlığına ait olduğunun kabulü ile tazminat bedelinin işbu idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin ... ve ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ...’ya İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından (Rukiye ve Ahmet için) aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.