Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4125 E. 2024/10328 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4125
- Karar No
- 2024/10328
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/340 Esas, 2023/885 Karar DAVA TARİHİ : 10.10.2011 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre ...dışındaki davacılar yönünden hükmedilen ve reddedilen tazminat miktarı, Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin adı geçen davacı dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin davacı ... payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanının 64/80 hisse ile malik olduğu Finike ilçesi, ...Mahallesi 532 parsel sayılı (yeni Turunçova Mahallesi 347 ada 1) narenciye bahçesi vasfındaki taşınmazın bir bölümüne Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan okul olarak kullanmak suretiyle el konulduğunu belirterek kamulaştırmasız el koymadan doğan tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten ve esastan reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.02.2012 tarihli ve 2011/347 Esas, 2012/32 Karar sayılı kararıyla; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.02.2012 tarihli ve 2011/347 Esas, 2012/32 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; duruşma açılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.05.2017 tarihli ve 2015/121 Esas, 2017/125 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, taşınmazın A ile gösterilen bölümünün terkinine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 08.05.2017 tarihli ve 2015/121 Esas, 2017/125 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın öncelikle arsa mı arazi mi olduğu belirlenerek yöntemine göre inceleme yapılması gerekirken soyut ifadelerle değer biçilmesi, taşınmazın güncel tapu kaydının getirtilerek hak sahipliğinin denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, bedeline hükmedilen bölüm yönünden tescil kararı verilmesi gerekirken terkin kararı verilmesi davacı vekili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve mirasbırakanlar ile davalılar arasındaki hukuki ilişkinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmemesi doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 04.03.2021 tarihli ve 2019/140 Esas, 2021/178 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, belirlenen bedelin davacı tarafa dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, taşınmazın 1577,91 m²lik bölümünün tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1.Mahkemenin 04.03.2021 tarihli ve 2019/140 Esas ve 2021/178 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza emsal olarak alınan taşınmazın küçük yüzölçümlü ve emsal satışın dava tarihinden sonra gerçekleştirilmiş satış olması, tescil hükmünün el atılan bölümdeki paylar yönünden kurulması gerekirken yüzölçümü belirtilerek kurulması, tescilin Hazine adına yapılması gerektiğinin düşünülmemesi ve ada numarasının hatalı yazılması doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne belirlenen bedelin davacılara dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, ağaç bedeline ilişkin istemin reddine, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması halinde el atılan bölümün düzenleme ortaklık payından karşılanacağının gözetilmesi gerektiğini, davacıların murisinin paydaş olduğunun gözetilmediğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4 . 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 5. 16.11.2022 tarihli ve 7421/4 maddesi ile yapılan değişiklik sonrası eklenen ek fıkra ile birlikte Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan iptal kararı nedeniyle güncellenen Ek Madde 3 ve Geçici Madde 15. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Mahkemece 19.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmiş olmasına rağmen maddi hata sonucu bozma öncesi hükümle belirlenen bedellere hükmedilmesi doğru değildir. 4. Fen bilirkişi raporunda el atılan bölümün 1577,91 m² olduğu belirtildiğinden bu bölümdeki davacılar payının iptali ile Hazine adına tescili ve yine bu bölümdeki davacılar payının bedeline hükmedilmesi gerekirken dava konusu taşınmazdaki davacılara ait tüm payların iptal edilmesi ve el atılan bölümün tamamında davacılar malik kabul edilerek bedele hükmedilmesi de hatalıdır. 5. Davacıların ağaç bedeline ilişkin talebi olmadığı halde talep var kabul edilerek hüküm kurulması da bozmayı gerektirir. 6. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin kinci fıkrasında düzenlenen "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacılar aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Taraf Vekillerinin Temyiz İtirazlarının ...Dışındaki Davacılar Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Taraf Vekillerinin Temyiz İtirazlarının Davacılardan ...Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/340 Esas ve 2023/885 Karar sayılı ilamının (1) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine ‘Fen bilirkişi raporunda el atıldığı belirtilen 1577,91 metrekarelik bölümde davacıların murisinin maliki olduğu 64/80 payın karşılığı olarak 69.428,06 TL ‘nin dava tarihi olan 10.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak veraset ilamındaki payları oranında davacılara verilmesine’ cümlesinin yazılması, (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine ‘‘Fen bilirkişi raporunda el atıldığı belirtilen 1577,91 metrekarelik bölümde davacıların murisinin maliki olduğu 64/80 payın iptal edilerek davalı idare adına tesciline’ cümlesinin yazılması, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, gerekçeli kararın (8) numaralı bendinde geçen ‘ davanın kabul oranına göre 13.472,79 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına’ ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine ‘davalıdan alınarak davacılara verilmesine’ cümlesi yazılması, gerekçeli kararın (9)numaralı bendinde geçen ‘ davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,’cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine ‘davalı üzerinde bırakılmasına’ ibaresi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.