Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/122 E. 2025/331 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/122
Karar No
2025/331
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/122 - 2025/331 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/122 KARAR NO : 2025/331 KARAR TARİHİ : 24/02/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ....... ÜYE : ..... ÜYE :..... KATİP : ...... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...... ESAS ...... KARAR DAVACI : .................. VEKİLLERİ : ..........- ............................ ........................... ...................... DAVALI : ... VEKİLİ : ................ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Faturadan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : ............. YAZIM TARİHİ : ............ İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarihli ve ....... esas ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacıya satılan mala ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, bu hususta ..... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. .....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 31.611,00 USD toplam alacak bakımından icra takibi başlatıldığı, davalının itiraz etmesi sonucu takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiği İİK'nın 58 inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin konuyla ilgili üçüncü fıkrasında "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi"nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılınmıştır. Aynı şekilde 11.04.2005 tarihli, 25783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre de, takip talebinde talep olunan alacağın Türk parası ile tutarı ve yabancı para alacaklarında alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği gösterilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre kural olarak "Konusu para olan bir borç Ülke parasıyla ödenir". Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; bu kuralın aksinin kararlaştırılması yani Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması konusunda anlaşma bulunması hâlinde "sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenebilir". Maddenin üçüncü fıkrasında ise borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklının "aynen veya vade yada fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini" isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu icra takibine ilişkin takip talebinde yabancı para alacağının Türk lirası ile tutarının gösterilmediği, geçerli bir icra takibinden bahsedilebilmesi için, takibin İİK'nun 58. ve İİK Yönetmeliği'nin 20/2 maddesine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, bu haliyle ortada geçerli bir takip olmadığı, bu nedenle mahkemece, davanın, dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 427,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 24/02/2025 ......... Başkan ........... ¸e-imzalıdır .......... Üye ......... ¸e-imzalıdır ............ Üye .......... ¸e-imzalıdır ............ ................. ¸e-imzalıdır

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/122, K. 2025/331, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-9-hukuk-dairesi-2025-122-e-2025-331-k-8571757bfecb