Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3932 E. 2025/1720 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3932
- Karar No
- 2025/1720
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1101 E., 2023/3155 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/230 Esas, 2018/441 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Menderes ilçesi, Menderes Mahallesi 220 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin artırılması istemiyle açılan dava sonucunda, İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.1991 tarihli ve 1991/159 Esas, 1991/359 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiğini, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kamulaştırma bedelinin davalı hissedarların vekiline ödendiğini, ancak davalı hak sahipleri tarafından bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tapu kaydına 06.02.1990 tarihli istimlak şerhi konulduğu, taşınmazın ..., mirasçıları (bu pay elbirliği halinde), ..., ..., ..., ... Bayır mirasçıları ..., ... ve ... adına paylı mülkiyet halinde kayıtlı olduğu, davacı idarenin kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödendiği iddiasına ilişkin olarak bankalara yazılan müzekkereye verilen yazı cevabında, ilgili tarihlere ilişkin kayıtların imha edilmiş olması nedeniyle gönderilemediğinin bildirildiği, ancak dosyadaki bilgi ve belgelerden kamulaştırma bedelinin 24.12.1990 tarihinde Ziraat Bankasına depo edildiğinin, tapu kayıt maliklerinden , , ..., ... Bayır, ..., ... ve ...'ın 10.05.1990 tarihli pazarlık görüşmelerine katıldığının, yine , ..., ..., ... ve ... tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması istemiyle açılan davanın kabulle sonuçlandığının, artırılan bedelin ödenmesi talebinde bulunulduğunun ve bu yönde tahakkuk müzekkeresi düzenlendiğinin anlaşıldığı, kayıt maliklerinden ...'ın 10.09.1989 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle açıklanan işlem tarihleri itibarıyla yasal mirasçılarına tebligat yapılması gerektiği, yine buna ilişkin kayıt olmamakla beraber mirasçısı 'ın belirtildiği şekilde pazarlık görüşmelerine dahil olduğu ve dolayısıyla anılan kamulaştırma işleminden haberdar olduğu, ...'ın veraset ilamının incelenmesinde 1990 yılında reşit olan ..., ... ve ... isimli mirasçılarının bulunduğu, anılan işlemlerde mirasçı eş 'ın reşit olmayan diğer müşterek çocukları velayeten temsil ettiği kabul edilse dahi reşit olan adı geçen mirasçılara ilişkin olarak usulüne uygun tebligat yapıldığı veyahut bu kişilerin kamulaştırma işleminden haberdar olduğu, bedelin bu kişilere ödendiği hususunun davacı idarece ispatlanamadığı; açıklanan nedenlerle, kamulaştırma işlem tarihinde kayıt maliki olan , ..., ..., ... ve ... yönünden tezyidi bedel davası nedeniyle kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olduğu, ... Bayır ve ... mirasçıları yönünden tebligat ve ödemeye ilişkin kayıt bulunmasa da ... ve ın pazarlık görüşmelerine katılmış olmaları ve adlarına bedel depo edilmiş olması dikkate alındığında, ...'ın kamulaştırma tarihinde reşit olan çocukları ..., ... ve ... dışındaki mirasçıları ve diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz tapu kayıt maliki ...'ın payına düşen kamulaştırma bedelinin tamamının davalı eş ...'a ödendiğinin dosyadaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğunu, ...'ın pazarlık görüşmelerine dahil olduğu dolayısıyla kamulaştırmadan haberdar olduğu dikkate alındığında bu hususu çocuklarından gizlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eş söyleyişle davalılar ..., ... ve ...'ın kamulaştırmadan haberdar oldukları ve miraslarına düşen tüm payın da anneleri ...'a ödendiğini, davanın tümden kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işlemlerinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı idare ile pazarlık görüşmeleri yapıldığına dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, tutanakların davacı idare çalışanlarınca tek taraflı düzenlendiğini, kaldı ki bu mahiyette bir belgenin dosya içerisinde mevcut olmadığını, davalı ...'ın tutanaklarda imzasının bulunmadığını, taşınmazın kamulaştırma tarihindeki yüzölçümünün dikkate alınması gerektiğini, tapu kayıt maliki ...'a yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı gibi tezyidi bedel davası da açılmadığını, ...'ın oğlu olan ...'ın da kamulaştırma tarihinde reşit olduğunu, adı geçen şahsa usulüne uygun yapılmış tebligattan söz edilemeyeceğini, işbu davalı yönünden de davanın reddi gerektiğini, davacı idarenin kamulaştırma bedelini hak sahiplerine ödediğine dair iddiasını ispat edemediğini, kamulaştırma bedelinin depo edilmesinin ödemenin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin davalıların mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 705 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Buna karşın, davanın niteliği gereği maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken taşınmazın değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan "87.817,62" sayısının çıkartılması yerine "35,90" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.