Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3748 E. 2025/614 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3748
- Karar No
- 2025/614
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2004 Esas, 2023/2290 Karar DAVA TARİHİ : 26.03.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/166 Esas, 2022/52 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... ili, ..., ... 28151 ada 127 parsel (eski ...köyü 1838 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça kamulaştırma uygulaması yapmaksızın ve kamulaştırma bedeli ödemeksizin fiilen el atıldığından, kamulaştırmasız el atma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Orman İşletme Müdürlüğüne ait olduğunu, Orman İşletme Müdürlüğünün izni ve onayı ile çalışma başlatıldığını, fiili el atmanın bulunmadığını, parselin imar planında orman ve imar yolu olarak planlandığını, zeminde ne orman kısmında ne de orman yolu kısmında fiilen el atmanın bulunmadığını, dava konusu taşınmazın mesire alanı olarak düzenlenmediğini, parselin düzenlemenin dışında olduğunu, imar planında 35 metrelik ana arter imar yolu içerisinde kaldığını, sorumluluğun Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı taraftan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu parselin yan parseli olan ... (eski, 1841) 28151 ada 79 parsel sayılı taşınmaz için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereğince, Maliye Hazinesine karşı açılan davada,... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/134 Esas sayılı davada verilen ret kararının İstinaf mahkemesi tarafından kaldırıldığı Ocak 2013 tarihi itibari ile 996,76TL/m², Mayıs 2017 itibarı ile 2.190.82 TL/m² bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/9066 Esas, 2022/2476 Karar sayılı kararı ile onandığını, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz ile mukayese yapıldığında, %40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını, buna göre bedelin düşük kaldığını, taşınmazın orman ve mesire alanı olmadığını, orman olan alan daha evvel ifrazla bölündüğünden taşınmazın değerini düşürücü unsur sayılamayacağı, parselin bulunduğu alanın orman veya mesire yeri ile ilgisi olmadığını idarenin taşınmazı tel örgüyle çevirip üzerinde, piknik yerleri yaptığını, spor aletleri monte ederek işgali devam ettirdiğinden resen gözetilecek nedenlerle, usul ve kanuna aykırı kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu parselin yer aldığı... Orman İşletme Şefliği 173 nolu bölme içerisinde bulunan Tek ...Mesire Alanının mülkiyetinin... Orman Bölge Müdürlüğüne ait olduğunu, 24.07.2015 tarihli sözleşme ile ... tahsis edildiğini, tek... alanındaki belediyelerinin çalışmalarının orman idaresinin yer teslimi ile alan ölçülerek söz konusu kurumun izni ve onayı ile başladığını, davacının parseline fiili el atma bulunmadığını, 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planına göre, davaya konu... ili, ..., ...eski 1838 (yeni 28151 ada 76) parselin tamamının tek... mesire alanı içerisinde kalmayıp 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planında bir kısmı orman ve bir kısmı yol alanı olarak planlandığını, oysa fiilen zeminde ne orman kısmında ne de imar yolu kısmında fiilen el atma olmadığını, dava konusu parselin içi ağaçlı kullanılmayan bir parsel konumunda olduğunu, belediyece bu mesire alanının Orman Genel Müdürlüğünden kiralanmasına rağmen, tamamının mesire alanı olarak düzenlenmediğini, cevap dilekçesi ekinde sunulan haritada görülen az bir kısmının düzenlendiğini, davaya konu parselin bu düzenlemenin dışında olduğunu, imar planındaki ayrılma amacına uygun olarak kalıcı bir el atmanın olması gerektiğini, dava konusu parselin bir kısmının dosya arasında bulunan imar planına göre 35 metrelik ana arter yol içerisinde kaldığını, 35 metrelik yol ana arter niteliğinde bir yol olması sebebiyle yetki ve sorumluluğun... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, ancak hali hazırda fiilen açılmış bir yol da bulunmadığını, fiili el atma bulunmadığından gerek husumet gerekse de fiilen açılmaması nedeniyle yargı yolu itirazında bulunduklarını, dava konusu parselin kadastro parseli olduğunu güncel düzenleme ortaklık payı oranının %45’e çıkarıldığını, %45 düzenleme ortaklık payı düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda mukayese kriterleri ve puanlamanın da hatalı yapıldığını, taşınmazın imar planındaki kamu alanında kalması durumuna göre alım satımının zor olduğunu arz ve talep değerinin düşük olduğunu, tel çit ile çevrilen yerin planda orman olan ve Hazine adına tescilli olan yer olduğunu, davacının parseline belediyeleri tarafından el atma olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu parselin üzerinde muhdesat olmadığı; ancak etrafının tel çit ile çevrili olduğu yol cephesinin Tek ...Alanı ile bir bütün olacak şekilde tel ile çevrili olduğunun belirtildiği görüldüğünden taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atıldığı, sorumluluğun davalı idareye ait olduğu, İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporunda davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik olmadığı, emsal kıyaslamasının yöntemine uygun yapıldığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin (kıyasi emsal... ili, ..., ...Mahallesi 27738 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 27.10.2010 tarihli hisse satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde, gerçek kişiler arasında ve tapuda yapıldığı, mukayese emsal olarak kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, eldeki dava dosyasında dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması sonucunda emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek emsalin dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak taşınmazın metrekare birim fiyatının belirlendiği, bilirkişi raporunda belirlenen değerlilik katsayısının taşınmazların emlak vergi değerleri ile ters orantı oluşturmadığı, emsal taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesilerek oluşturulmuş imar parsel olması nedeni ile yukarıda belirtilen Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yazısı gereği dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılması halinde kesilecek düzenleme ortaklık payı oranı üzerinden düzenleme ortaklık payı denkleştirmesi yapılarak taşınmazın değerinin tespit edildiği, bulunan metrekare değerinin ve hesaplanan tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu konum itibarı ile uyumlu olduğu, eldeki dava tarihi itibarıyla belirlenen tazminat miktarının fahiş olmadığı, davacı tarafından emsal olarak sunulan dosyada düzenleme ortaklık payı denkleştirilmesi yapılamaması nedeniyle taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiği anlaşılmakla taraf vekillerince ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmek suretiyle alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.