Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/463 E. 2025/11157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/463
Karar No
2025/11157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/233 Esas, 2024/107 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, .... ilçesi, .... Mahallesi ... ada 57 parsel sayılı yüzölçümü 1.568,44 m² olan taşınmazın 407,43 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptal edildiğini, uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyıların kamunun kullanımına özgülenmiş, özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kıyılar ve ormanlık alanlar gibi kamu yararı açısından özel önem taşıyan yerlerin Anayasa'da özel düzenlemelerle korunmaya çalışıldığını, bu nedenle kıyıların hiç bir şekilde tescile tabi olmadığını, bu sebeple tazmiatın yersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/149 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/149 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davacıların zararı, tapu iptal kararlarının kesinleşme tarihi olan 12.11.2012 tarihinde oluşmuş olup, Mahkemece bu tarihlerin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerektiği gibi, Mahkemece dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibari ile niteliğini belirlemeye yönelik bir araştırma yapılmayıp, ziraat ve gayrımenkul uzmanından alınan bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın sadece belediye hizmetlerinden faydalandığı belirtilerek, dava konusu taşınmazın piyasa koşullarına göre bedelini belirleyen rapora itibar edilmemişse de Marmaris 1. İcra Müdürlüğünün 2014/1177 Esas sayılı taşınmaza ilişkin düzenlenen kıymet takdir raporunda belirlenen metrekare değer fiyatı esas alınarak, tapunun iptal edilen bölümünün değeri bulunduğundan davaya konu taşınmazların niteliğinin ve değerinin yönetimine uygun şekilde tespit edilerek taşınmazın niteliği araştırılarak, uygun değer yöntemine göre gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinden çok düşük bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, taşınmaz bedelinin çok yüksek belirlendiğini, idare harçtan muaf olduğu halde aleyhlerine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 57 parsel sayılı 1.568,44 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1994 yılında kadastro yoluyla marangoz atölyesi ve tarla niteliği ile davacılar adlarına paylı mülkiyet üzere tescil edildiği, Hazine tarafından açılan dava üzerine Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/313 Esas, 2011/517 Karar sayılı kararıyla 407,43 m² yüzölçümlü kesiminin kıyıda kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptaline, sicilden terkinine karar verildiği, kararın 12.11.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 13.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, somut emsal taşınmazın 2012 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. 6. Davalı Hazine harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/463, K. 2025/11157, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-463-e-2025-11157-k-21f9eb5dc1f7