Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3745 E. 2025/295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3745
- Karar No
- 2025/295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3599 Esas, 2023/2132 Karar DAVA TARİHİ : 12.10.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/614 Esas, 2022/485 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... ili, ...,...Mahallesi, 10634 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda davacının hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında sağlık alanı olarak belirlendiğini ve kamulaştırma işlemini yapmayan davalı idarenin kamulaştırmasız hukuki el atması ile müvekkilinin mülkiyet hakkından doğan yetkilerinin kısıtlandığını, parselin bir kısmına davalı idarece......29 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, bu kısma ilişkin... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/399 Esas sayılı dosyasında karar verildiğini ve istinaf incelemesinde, bu dosyada müvekkilinin adına olan 21,51 m²lik kısmının fiili el atma nedeniyle tapusunun iptal edildiğini, müvekkilinin bu dosyada karar verilen kısım haricinde kalan 225,12 m²lik hissesinin bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve görev, zaman aşımı, husumet itirazında bulunduğunu, idari yargının görevi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkilleri lehine hükmedilen tazminat miktarının düşük belirlendiğini, m² birim bedelinin düşük tespit edildiğini, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında mukayesenin doğru yapılmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle: dava konusu taşınmaza fiil el atmanın söz konusu olmadığını, kamulaştırılacak alan için idarenin herhangi bir görüşünün alınmadığını ve husumetin ilgili belediyelere yönlendirilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın emsal olma niteliği taşımadığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın farklı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında "hastane" olarak planlandığı, bir kısmında fiili el atma bulunduğu, fiilen el atılan kısımdaki davacının hissesine isabet eden miktarın 21,51 m² olduğu, bu kısma ilişkin davacı vekilince açılan davanın... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/399 Esas, 2021/9 Karar sayılı dosyasında kabulüne karar verildiği ve davacı lehine tazminata hükmedildiği, davacı hissesinin 21,51 m² lik kısımının davacı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesinin incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı tarafın bu kez dava konusu taşınmazdaki davalı idare aleyhine tesciline karar verilen alan haricindeki 225,12 m²lik alan için dava açtığı, hükme esas 24.03.2022 tarihli bilirkişi kurul raporunda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ve davalı tarafın istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince eldeki dosya hukuki el atma kapsamında değerlendirilmişse de dava konusu taşınmazın üzerindeki 29 No'lu...Aile Sağlık Merkezinin inşaatının 1997 yılında tamamlandığı, davalı idarece fiilen el atılan bölüm yönünden bir kısım paydaşlarca açılan davaların kabulle sonuçlanıp kesinleştiği ve idarenin paydaş olduğu gözetildiğinde, fiili el atma olgusunun kabulü gerekir. Davalı idare harçtan muaf olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin esastan ret kararı sonucu itibarıyla doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.