Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3750 E. 2025/707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3750
Karar No
2025/707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2703 Esas, 2023/876 Karar DAVALILAR : 1. ... vd. vekili Avukat ... 2.... vd. vekili Avukat ... 3. ... vd. DAVA TARİHİ : 13.11.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/338 Esas, 2022/127 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ..., ... Mahallesi 175 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer kaybı oranının %35 olarak tespiti nedeniyle kamulaştırma bedelinin fahiş olarak hesaplandığını, %20 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, münavebe deseninde yer alan ürünlerin gelirlerinin yüksek giderlerinin düşük gösterildiğini, %4 kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe desenin o yörede yaygın olarak yetişen birinci yıl buğday+saman, ikinci ürün sılajlık mısır, ikinci yıl kavun, üçüncü yıl pırasa, ikinci sılajlık mısır olarak 3 yılda 5 ürün şeklinde oluşturulmasının ve dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum, merkezi yerlere uzaklığı dikkate alındığında %20 objektif değer artışı uygulanmasının doğru olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın değerinin değerlendirme tarihi olan 2018 yılı itibarıyla 104,35 TL/m² olarak tespitinin usul ve kanuna uygun bulunduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3750, K. 2025/707, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3750-e-2025-707-k-372d698fdb76