Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3726 E. 2024/9125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3726
Karar No
2024/9125
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1121 Esas, 2024/356 Karar DAVA TARİHİ : 30.06.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/356 Esas, 2023/32 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 414 parsel sayılı taşınmazın Sincan Belediyesi tarafından yapılan imar düzenlemesi neticesinde kamulaştırılacak alan olarak ayrıldığını, davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmadığı halde yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, taşınmazın ilk senet yüz ölçümünden 2062 m²lik kısmının yola terk olarak ayrılmasının hukuka uygun olduğunu, yapılan kesinti sonucu ilgili vatandaşın tapuda terkine ilişkin beyanı olmadığından tapudan terkin edilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın 6785 sayılı İmar Kanunu'nun 42 nci maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı olarak kesildiğini, bu nedenle bedelinin verilemeyeceğini, kendilerine husumet düşmediğini bedelin fazla olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını, davanın reddine karar verilmesinin zorunlu olduğu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 8250 m² senet alanlı iken 1967 yılında onanan 29 nolu parselasyon planı ile uygulamaya alınarak 6188 m²lik bölümünün muhtelif imar ada ve parsellerine şuyulandırıldığı, kalan ve bu davanın konusunu oluşturan 2062 m² lik kısmın ise “yola terk'' olarak ayrılıp aynı yıl kesinleşen plana istinaden 24.04.1967 tarihi ve 1780 yevmiye ile tapuda tescil edildiği ve halen maliki adına yaşamaya devam etmekle birlikte fiilen yol olarak kullanıldığının dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı ve 1966-1967 tarihlerinde onaylanarak kesinleşen 29 nolu parselasyon planı uyarınca taşınmazın uygulamaya alındığı, uygulama sonucu tapuya tescilin yapıldığı ve kesinleştiği 1967 tarihi itibarıyla 6785 sayılı Kanun'un 42 inci maddesinin Anayasa Mahkemesinin 22.11.1963 tarihli ve 1963/65 Esas, 1963/Karar 278 sayılı kararı ile iptal edilerek 14.01.1964 tarihli ve 11606 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, meri 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde benzeri düzenlemeyi içeren ve 42 nci maddeyi yeniden düzenleyen 1605 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.07.1972 tarihine kadar zayiat ya da düzenleme ortaklık payı adı altında yapılan kesintilerin yasal dayanağı kalmadığı gibi taşınmazda yapılan kesintilerin zayiat adı altında değil yola terk olarak ayrıldığı da gözetilerek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle aynı taşınmazın paydaşlarınca açılan ve Yargıtay denetiminden geçen metrekare birim fiyatıyla da uyumlu olarak değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının yol olarak terkinlerine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun)11 inci Geçici 6 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ve Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyalarında belirlenen birim fiyatıyla uyumlu olarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3726, K. 2024/9125, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3726-e-2024-9125-k-0fe4e60fc930