Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11235 E. 2025/10324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11235
- Karar No
- 2025/10324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2427 Esas, 2024/1384 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/611 Esas, 2023/499 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 8855 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların kendi adlarına kayıtlı payın bulunduğunu, taşınmazın imar planında mesleki ve teknik öğretim tesisi alanı olarak ayrılan alanda kaldığını, davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini beyanla şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ve 500,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın belediye başkanlığı kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, imar planının hayata geçirilmemesi ve kamulaştırma işlemi yapılmamasından belediyenin sorumlu olduğunu, kamulaştırma işlemiyle ilgili Bakanlığın görüşü alınmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanı husumetten reddolunması gerektiğini, taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, emsalin uygun emsal olmadığını, alıcısının şirket olması nedeniyle emsal olarak kullanılmayacağını, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın takyidatlardan arındırılarak davalı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile (kıyasi emsal Antalya ili, ..., ... Mahallesi 6861 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 22.06.2021 tarihli satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 0,78 kat daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 14.12.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 19.529,00 TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibariyle hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında ilköğretim alanı alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun varlığı kabul edilmek suretiyle, İlk Derece Mahkemesince, tazminatın hüküm altına alınmış olduğu anlaşılmaktadır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği koşullarının varlığı halinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı yararına maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idare vekilinin açıkça maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünde istinafı bulunmadığı halde istinaf incelemesinde sınır aşılarak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesinin hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili ile ecrimisil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında meslek lisesi alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusuna dayanılarak açılan iş bu davada 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu alınması gerektiğinden, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.