Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11243 E. 2025/10326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11243
- Karar No
- 2025/10326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/404 Esas, 2024/1174 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/180 Esas, 2022/429 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 29015 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların kendi adlarına kayıtlı paylarının bulunduğunu, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadan ve bedel ödenmeden taşınmaza el atıldığı iddiası ile şimdilik 20.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, imar planlarında sağlık alanına ayırma işlemini tesis eden Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Kepez Belediyesi'ne husumetin yöneltilmesi gerektiğini, davalı idarenin taşınmaza el atmasının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkillerinin herhangi bir tasarrufu ve fiilen kullanımı söz konusu olmadığını, imar değişikliği yapmakla sorumlu olan ilgili belediyenin işbu davada hasım mevkiine alınarak yargılama yapılması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın her türlü kısıtlamadan ari olarak Hazine adına tescil edilmesine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesine ıslah edilen miktarın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabulünün hatalı olduğunu, taşınmazın dava tarihindeki vergi miktarının resmî veri olarak esas alınması gerektiğini, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, süresinden sonra verilen ek beyan dilekçesiyle vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinin gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, (kıyasi emsal Antalya ili, ..., ... Mahallesi 2927 ada, 23 parselin 1/3 hissesinin 17/02/2017 tarihli satışı) dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespitlendiği, her iki taşınmazında düzenleme ortaklık payı düşülmüş imar parseli olduğu, kıyaslama neticesinde emsal taşınmazın daha değerli kabul edilmesinin vergi değerleri açısından da yerinde olduğu, emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, taşınmazın dava tarihi olan 11.05.2022 tarihi itibarı ile metrekare değerinin 3.424,00 TL bulunarak, davacıların hisseleri nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatlarının hesaplandığı, taşınmazın tespitlenen metrekare değerinin taşınmazın bulunduğu konumla uyumlu olduğu, hükme esas bilirkişi kurulu raporu denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından, ve davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen ve istinaf süresinden sonra sunulan 13.03.2024 tarihli dilekçesinde, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesine ilişkin beyanları ise, resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin hususlardan olmayıp süresinden sonra ileri sürüldüğünden incelenmesinin mümkün olmadığından, istinaf incelemesinde dikkate alınmamış davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca vekâlet ücretinin maktu olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Vekâlet ücreti hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin olarak süresinde istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin, davacı yararına nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.