Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3234 E. 2025/2533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3234
- Karar No
- 2025/2533
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/552 Esas, 2024/175 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/265 Esas, 2022/261 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.02.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat Mine Şule Hız gelmiş, davalılar vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Çambel Mahallesi, 1616 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istitnaf dilekçesinde özetle:dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, verim ve fiyatın yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bedelin depo edilmesi için verilen sürelerde hatalı işlem yapılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının kaldırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirttikten sonra, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, aksi kabul halinde daha önceki davada verilen bozma kararı uyarınca objektif değer artışının %300 oranında uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedelinin karar tarihine endekslenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin 2022/1762 Esas, 2022/1797 Karar sayılı kararı ile mahkemece bedelin depo edilmesi için verilen ikinci sürenin usule uygun olmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, bu yöndeki itiraz yerinde görülmediği, dosya içindeki bilgi ve belgelere ve aynı kamulaştırma kapsamında Daireye intikal eden dosyalarda yakın konumdaki taşınmazların arazi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak dava konusu taşınmazın kısmen kapama zeytin bahçesi, kısmen kapama ... bahçesi niteliğinde olduğunun kabulü ile aynı yerden gelen ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalar da gözönünde tutularak o üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında kabul edilerek hesaplama yapılması yerinde görüldüğü gibi objektif değer artışının %250 olarak uygulanmasının da yerinde görüldüğü, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli ve 2022/83 Esas 2023/69 Karar sayılı kararının 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümediğinden, Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak işbu dava yönünden yapılan itirazın yerinde görülmediği, ne var ki kamulaştırma bedelinin davacı idare tarafından banka hesabına depo edildiği dikkate alınmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde bedelin davacıdan alınıp davalılara verilmesi yönünde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi, daha önce görülüp reddolunan davada davalılara ödenen miktarın mahsubundan sonra kalan kısmına faiz işletilmesi gerekirken bedelin tamamına faiz işletilmesi hükmü hatalı kurulduğundan bahisle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca emsal Anayasa Mahkemesi kararları gereği kamulaştırma bedeline enflasyon oranında güncelleme yapılmak suretiyle taraflarına ödenmesine karar verilmesi gerektiği gibi Mahkemece takdir edilen kamulaştırma bedeline Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Belediye Başkanlığı cevabi yazısına göre kısmen kapama zeytin bahçesi kısmen ... bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri, yeri, konumu ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyaları da gözetilerek %250 oranında objektif değer artış oranı uygulanması yerindedir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçeler inde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.