Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3000 E. 2024/6795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3000
- Karar No
- 2024/6795
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1131 Esas, 2023/178 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2022 Tarihli ve 2021/870 Esas, 2022/1246 Karar Sayılı Kararı Somut olayda davalının yerleşim yeri adresinin Nilüfer/Bursa olduğu, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca yetkili mahkemede açılmadığı, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir hükmü gereğince de davacının adresinin Merkez/Bilecik olduğu, davacı tarafın davasını yetkisiz olan mahkemede açtığı ve davalı tarafın süresinde yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.02.2023 Tarihli ve 2022/1131 Esas, 2023/178 Karar Sayılı Kararı Somut dosya incelendiğinde, dava dilekçesinin 08.01.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve iki hafta içerisinde cevap dilekçesinin sunulması için süre verildiği, davalının her ne kadar 24.01.2022 tarihinde süre uzatım dilekçesi verdiği görülmekte ise de süre uzatım talebinin kabulüne ilişkin mahkemenin kararının bulunmadığı, davalının 07.02.2022 tarihinde cevap dilekçesi verdiği, cevap dilekçesinde yetkiye de itiraz edildiği, buna rağmen 10.03.2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında ilk itirazlar konusunda verilecek bir kararın bulunmadığı yazılmak suretiyle yetki itirazının değerlendirilmediği, ancak 3. celsenin yapıldığı 22.06.2022 tarihli duruşmada yetki itirazı değerlendirilerek yetkisizlik kararı verildiği, sonuç olarak 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin 2 nci fıkrasına göre yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, cevap dilekçesinin ise süresinde verilmediği, davalının yetki itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Kanunu'nun 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi C. Değerlendirme 1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. 3. Dosya kapsamından, davacı vekilince 17.11.2020 tarihli 27.500,00 TL tutarlı ve 18.11.2020 tarihli 224.945,08 TL tutarlı düzenlenen faturaların tamamen ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı vekilince de söz konusu faturaların davalı şirkete tesliminin hiçbir zaman söz konusu olmadığı, davalının yaptığı ödemenin de bu faturalara istinaden yapılmış ödeme olmadığı , davacının uhdesinde bulunan tüm hurdaların davalıya satılıp teslim edilmesi konusunda üç yüz bin TL bedel karşılığında anlaşıldığı, yüz bin TL'lik kısmı teslimden önce ödendiği, kısmi ödemeye ilişkin banka dekontu sunduğu ancak davacının hurdaların çok büyük bir kısmını davalıya teslimden kaçındığı, buna rağmen, kalan tutar için icra takibi başlattığı, davalının ise herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. 4. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için Sakarya 1. İcra Dairesinde takip başlatıldığı, davalının sadece borca itiraz ettiği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de yerleşim yeri Merkez/Bilecik olan davacı tarafın davayı yetkisiz Sakarya Asliye Ticaret Mahkemelerinde açtığı hal böyle olunca seçme hakkının davalı tarafa geçtiği anlaşılmaktadır. 5. Dosya kapsamında yapılan incelemede ise dava dilekçesinin davalı tarafa 08.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 24.01.2022 tarihli cevap dilekçesinin 2 hafta uzatımlı talepli dilekçe verildiği, mahkemece 25.01.2022 tarihli ara kararıyla davalı vekilinin talebi 6100 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca yerinde görülmekle; davalı vekiline cevap dilekçesi vermesi için cevap süresinin bitiminden itibaren 2 hafta ek süre verilmesine karar verildiği ve davalı tarafça 07.02.2022 tarihli dilekçesinde süresinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu ve davalının yerleşim yeri adresinin Nilüfer/Bursa olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.