Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2935 E. 2025/2541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2935
Karar No
2025/2541
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/224 Esas, 2023/370 Karar DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.05.2016 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.02.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ..., Mahallesi 699 ada 164 (eski 82 parselden ifraz) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, usulüne uygun olarak oluşturulacak bilirkişi heyetinin belirlediği bedelinin kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiziyle ödenmesine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hülmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/318 Esas, 2018/220 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeli süresinde bankaya bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2018 tarihli ve 2018/981 Esas, 2018/781 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de, temyiz dilekçesi ekinde sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin karar tarihinden sonra 22.06.2018 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, tarafların beyanları ve usul ekonomisi de gözetilerek işin esasına girilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/156 Esas, 2020/277 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C.İkinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (g) bendi uyarınca yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması ve davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin rayicin çok üzerinde belirlendiğini, bilirkişi raporunun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, yerel mahkeme kararın Yargıtay içtihatlarına ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine uygun olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, dava konusu taşınmaz için emsal karşılaştırması sonucunda belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini karşılamadığını, arta kalan kısım için değer düşüklüğü oranının düşük hesaplandığını, zemin üzerindeki ağaç bedellerinin yanlış ve eksik hesaplandığını, yasal faiz işletilmesi nedeniyle dava tarihi ile kamulaştırma bedelinin ödeme tarihi arasında gerçekleşen enflasyon oranları uyarınca davalıların büyük oranda zararının oluştuğunu, Anayasa Mahkemesinin faize ilişkin hükmü iptal ettiği de gözetildiğinde davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedelinin davalılara ödeneceği tarihe en yakın tarihdeki güncel değerinin tespit edilerek kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesin de ve hükme esas alınan rapor uyarınca adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/2935, K. 2025/2541, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-2935-e-2025-2541-k-50e4b47d9379