Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4067 E. 2024/11368 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4067
- Karar No
- 2024/11368
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/ 570 Esas, 2022/287 Karar HÜKÜM/KARAR : Maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü - Davalının istinaf talebinin kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23 Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/483 Esas 2019/298Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.10.2012 tarihinde sokakta patlama sesi duyan ve yer altından dumanlar çıkmaya başladığını gören davacının bulunduğu yerden uzaklaşmak maksadı ile oturduğu Kafeden çıktığı esnada davalı kuruma ait rögar kapağının patlayarak ayağına çarptığı ve yaralandığı, uzun süre tedavi gördüğü, maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, yatağa mahkum olması nedeni ile yardımcı aldığı, ödemeler yapmak zorunda kaldığı, tedavisi için toplam 26.423,00 TL harcadığı ve halen tedavisinin devam ettiğini beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 26.423,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı. 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL ekonomik geleceğinin sarsılması nedeni ile olmak üzere toplam 27.923,00 TL maddi tazminat ve davalının kusur durumu da gözetilerek 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının %100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek dava değerini 491.541,22 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda idarenin kusuru olmadığı, patlamanın elektrik kablolarından kaynaklı meydana geldiği, kabloların yanması ve oluşan gaz ve dumanın kanal içerisine dolması ile havaya basınç uygulayarak kapağın açılmasına neden olması ile meydana geldiği, olayın hizmet kusuru olduğu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, tazminat miktarlarının fahiş olduğu, temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile 30.10.2012 tarihinde kanalizasyonda oluşan metan gazı ve hava karışımının kanal içinde bulunan kabloların yanması sonucu oluşan ısının etkisi ile genleşip meydana gelen basınç etkisi ile kapağın yuvasından çıkarak fırlaması sonucu meydana gelen kazada davacının kusuru bulunmadığı, davalı İSKİ ve ...'ın bakım kusuru bulunduğu ve aralarında müteselsil sorumluluk olduğu, davalı İSKİ'nin tüm zarardan sorumlu tutulması halinde dava dışı sorumlulara karşı rücu hakkının olacağı, davacının kaza nedeni ile %6.2 oranında çalışma gücü kaybı ve aktüer rapor ile 491.541,22 TL zararının belirlendiği, söz konusu kazanın davacının manevi çöküntü yaşamasına neden olduğu, davalı ve dava dışı ...'ın olayda müteselsil kusuru bulunması ve aralarında rücu ilişkisininde bulunduğu dikkate alınarak 150.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 491.541,22 TL maddi tazminatın, 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; olayın meydana gelmesinde davalı kurumun kusurunun bulunmadığı, patlamaya dava dışı elektrik firmasının kusurunun sebep olduğu, müvekkili ile olay arasında illiyet bağı bulunmadığı, bilirkişi raporlarına, maddi ve manevi tazminat bedellerine itiraz ettikleri, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporlarında davacının kazada kusurunun olmadığının belirtildiği, maluliyet raporu ve davacının geliri esas alınarak alınan aktüerya raporunun usul ve esasa uygun olduğu, davacının manevi tazminat talebinde bulunduğu, manevi tazminat miktarının elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat talebinin kabulüne 491.541,22 TL'nin ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. Davam vekili temyiz dilekçesinde; kazada kusurları olmadığı, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, ...'ın olayda kusuru olduğu, müterafık kusur indirimi yapılmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının sorumluluğunda bulunan kanalizasyon şebekesinde meydana gelen patlama sonucu davacının uğradığı zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ıncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının meydana gelen patlamada herhangi bir kusurunun olmaması, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın tazmini niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken, bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranması, bundan böyle zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, 30.10.2012 tarihinde rögar kapağının meydana gelen patlama ile yerinden çıkarak davacının bacağına çarparak malul kalmasına neden olduğu, yaşanan kaza sonucu ruhsal çöküntüye girdiğini beyan eden davacının 250.000,00TL manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi 150.000,00 TL manevi tazminata karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminata karar vermiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının kazada kusuru olmadığı, kaza nedeni ile yaşadığı acı ve keder gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı lehine takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.