Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2922 E. 2024/10117 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2922
Karar No
2024/10117
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1663 Esas, 2024/34 Karar DAVA TARİHİ : 27.06.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/345 Esas, 2021/425 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, Kızlal Mahallesi 165 parsel sayılı taşınmazın 9/11 hissesinin mülkiyetine sahip olduğunu ve bu durumun da tespit ve tescilini sağlamak adına Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/501 Esas, 2015/691 Karar sayılı kararıyla davacı adına tespit yapıldığını, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2016/3502 Esas, 2018/6657 Karar sayılı onama kararı ile hükmün kesinleştiğini, bu arada davacının sahip olduğu arazinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan Batman Baraj Gölü suları altında kaldığından dava konusu 165 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma işlemi yapmadan herhangi bir bedel ödemeden fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın TAKBİS sisteminde yapılan sorgusu neticesinde kaydı bulunamadığını, kararın infazının mümkün olmadığını, dava konusu yapılan 165 numaralı parselin Batman Barajı Göl alanı içerisinde kalmakta olup, 28.12.1992 tarihinde tespit maliklerine kamulaştırma noter tebligatı çekildiğini, yapılan tebligatlara rağmen tespit maliklerinin müvekkil idare aleyhine kamulaştırma bedeli davası açmadığından kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın sular altında kaldığından tapuda terkin edildiğini, davacı ...'in 9/11'lik hissesinin neye göre hesaplandığı ve tespit edildiğinin anlaşılamadığını, taşınmazın tapu kaydında kuru tarım arazisi olduğunu, hükme esas alınan raporda ürünlerin dekara verim miktarlarının yüksek alındığını, ürünlerin ortalama birim fiyatlarının yüksek alındığını, kapitalizasyon faiz oranını %4 olarak alınmasının doğru olmadığını, uygun münavebe sisteminin uygulanmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza Silvan Kadastro Mahkemesinin 2006/35 Esas, 2006/60 sayılı dosyasında taşınmazın sular altında kaldığı gerekçesi ile verilen karar sonucu tespit dışı bırakıldığı, tescil harici bırakılan bu taşınmazın 9/11 hissesinin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti talebine ilişkin açılan Silvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/501 Esas sayılı davasında Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, Kızlal köyünde tapuya kayıtlı 165 parsel sayılı taşınmazın 9/11 hissesinin mülkiyetinin davacı ...'e ait olduğunun tespitine karar verildiği, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/3502 Esas, 2018/6657 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleştiği, taşınmazın tamamının Batman Baraj Gölü suları altında kaldığı, mahkemece hükme esas alınan 25.11.2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda taşınmaza sulu tarım arazisi olarak o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınıp, kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanarak çıplak metrekaresine 21,91 TL değer biçildiği, taşınmazın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilen 9/11 hisse değerinin hesaplanarak alınan rapor uyarınca bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilli temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Sulu arazi niteliğindeki Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, Kızlal Mahallesi, 165 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/2922, K. 2024/10117, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-2922-e-2024-10117-k-e45c53d35784