Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3474 E. 2025/4000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3474
Karar No
2025/4000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/369 E., 2025/74 K. DAVA TARİHİ : 04.08.2021 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi (PAÜ) Rektörlüğüne bağlı PAÜ Hastanesinde hizmet ihalesi alan şirketlerde aralıksız olarak devam ettiğini, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile kadroya geçirildiğini ve hâlen hastaneye bağlı kadrolu işçi olarak görevine devam ettiğini, alt işveren şirketlerde çalışırken şirketler ile asıl işveren arasında yapılan ihalede ödenecek çıplak ücretin asgari ücretin en az % ... fazlası olarak düzenlendiğini ve işçilerin mevcut ücret ve sosyal hakları korunarak sürekli işçi kadrosuna geçişlerinin yapıldığını, davacının davalı Kurumla belirsiz süreli iş sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin 4. maddesinin (a) bendinde ücretinin asgari ücret+ varsa % fazlası şeklinde hüküm altına alındığını, davacının ücretlerinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde tespit edilmesi gerektiğini, 01.01.2019 tarihinden sonraki dönemi dava konusu ettiklerini, davacının 2018 Aralık ayındaki ücretinin 01.01.2019 tarihinden itibaren düşürüldüğünü ileri sürerek bir kısım fark işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 ve 24. maddeler uyarınca sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin istihdam edilmesine esas hizmet alım sözleşmelerinin öngörülen geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla feshedilmiş sayılacağının hüküm altına alındığını, davacının ücret ve sair hakları bakımından Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığını, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçişi aşamasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin açıkça her ay asgari ücretin % fazlası olacak şekilde kararlaştırıldığı, davacının temel ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanma durumunun araştırılması gerektiği, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi olmadığından faizin buna göre uygulanması gerektiği, davacının hak kazandığı toplam alacak miktarı belirlenirken arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki dönem için yapılan hesaplamaya itibar edilmesinin hatalı olduğu, arabuluculuk son tutanak tarihine kadar hesaplama yapılarak davacının hak kazandığı alacak miktarı belirlendikten sonra yine ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararı ile; bozma kararı doğrultusunda değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.09.2023 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek Dairemizin 24.05.2022 tarihli bozma kararının (4) numaralı paragrafında belirtilen bozma gereğinin yerine getirilmediği, davacının imza tarihinden sonra sendikaya üye olduğu dosya kapsamı ile sabit olup bu hâlde toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesinin üyeliğinin işverene bildirilmesine bağlı olduğu, üyeliğin bildirildiği tarih araştırılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Asgari ücretin % fazlasının üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde belirtilen %4 oranında ücret zammı uygulanmasının talep edilmesinin mükerrer zam yapılması sonucunu doğuracağını, 2. Mevzuat hükümlerinin ve Bakanlık görüşlerinin dikkate alınmadığını, 3. Davacıya tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığını, 4. Mahkeme kararının açık ve anlaşılır olmadığını, 5. Aleyhlerine bu konuda açılan yaklaşık 340 dosya olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte ilgili dosyaların birleştirilmesi veya Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22/1 hükmü uyarınca seri dosyalar üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 01.09.2020-31.12.2022 tarihleri arası yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3474, K. 2025/4000, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-3474-e-2025-4000-k-9e146e4dc879