Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/2805 E. 2024/9666 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2805
- Karar No
- 2024/9666
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/624 Esas, 2023/3008 Karar DAVA TARİHİ : 22.01.2022 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/72 Esas, 2022/467 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Ortaköy Mahallesi 362 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 71,48 m² pilon ve 4688,37 m² irtifak hakkı bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planı kapsamında kalan, 362 parsel sayılı taşınmazın imar kullanım kararları ile çevre taşınmazlara ilişkin imar kullanım kararları dikkate alınarak arsa olarak değerinin tespit edilmesi gerektiğini, keşif marifetiyle taşınmazın değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın ve pilon yerinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğunu, net geliri esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, değer düşüklüğünün yüksek alındığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mamak Belediye Başkanlığı İmar Daire Başkanlığının yazısı, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda yazılı özellikleri ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sisteminden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa payları oranında ödenmesine dair kararda aynı bölgeden, Dairelerine intikal eden Ortaköy 913 parsel sayılı taşınmaz için Ekim 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen 265 TL/m² birim bedelin 2018/3131 Esas sayılı karar ile, 1031 parsel sayılı taşınmaz için Ekim 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 280 TL/m² birim bedelin 2018/3128 Esas sayılı karar ile uygun görüldüğü de dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmamış; ancak dava konusu taşınmazdaki pilon yerlerinin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi irtifak hakkının ise tapuya tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tescil kararı verilmesi ve davacı idare harçtan muaf olmadığı halde harçtan muaf olduğu kabul edilerek harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca dosyanın istinaf incelemesinde olduğu esnada Ortaköy Mahallesi sınırlarında kadastro yenileme çalışmaları yapıldığını, dava konusu 362 parsel sayılı taşınmazın 250 ada 157 parsel olarak değiştiğini, eski 362 parsel üzerinde mevcut bulunan 4688.37 m² irtifak ve 71.48 m² pilon yerinin yeni 250 ada 157 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 4771.49 m² irtifak ve 71.48 m² pilon yeri olarak güncellendiğini belirtmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararında ... Genel Müdürlüğü yönünden hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken öncelikle arsa mı yoksa arazi mi olduğunun belirlenmesi gerekir. 3. Dava konusu taşınmazın vasfı hususunda tereddüte düşülmüş olup, değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde olmadığı anlaşılmış olup belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı, en yakın yerleşim birimlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına olan uzaklığının ne olduğu hususları Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak yazı cevabına göre, Taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi eşliğinde mahallinde yapılacak keşifte; a) Arsa olduğunun tespiti halinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi, b) Tarım arazisi olduğunun belirlenmesi halinde ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca; o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları ilçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2022 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatlarının da ilgili resmî kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre bedel tespiti, bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alındığında objektif değer arttırıcı unsur ilavesinin gerektiği gözetilmelidir. 4.Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu sistemi ve TAKBİS üzerinden yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın yenileme çalışmaları ile parsel numarasının değiştiği anlaşıldığından, mahallinde teknik bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif ile kamulaştırma krokisi uygulanmak suretiyle yeni oluşan parselde kamulaştırmaya konu pilon ve irtifak alanı tespit edilip, tazminat bedelinin yeniden hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna uygun, taşınmazın yenileme sonrası oluşan yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 5. Davacı idare ... Genel Müdürlüğü olduğu halde ... Genel Müdürlüğü yönünden hüküm kurulması da hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.