Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11975 E. 2025/8849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11975
- Karar No
- 2025/8849
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/539 Esas, 2024/11 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 2279 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; anılan işlemlerin 2016 yılında başlamış olmasına rağmen aradan 3 yıl geçmesine rağmen tescil işlemlerinin tamamlanmadığını ve tescil davasının ancak 3 yıl sonra açıldığının aşikar olduğunu, iş bu tescil hususunda makul süreyi fazlası ile geçiren ilgili idarenin kanun kapsamında haretket etmemiş olduğunu ve bu yerleşik içtihatlar gereği de tescil aşamasında taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek tescil işleminin yapılmasının gerektiğini, taşınmazda bir değer artışının söz konusu olduğunu, bu taşınmazda rayiç bedeli ile aradan geçen süre içerisinde etrafındaki yapılaşma ve diğer değer katan hususların tespit edilerek yeniden rapor aldırılması ve buna göre hüküm kurulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlemlerin kamu yararı gözetilerek gerçekleştirilen işlemler olduğunu, acele el koyma kararları sonunda düzenlenen bilirkişi raporundaki bedellerin hak ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama sırasında dosyaya girecek belgeler ve bilirkişi raporu da gözetilerek hak ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edilmesini talep etmiştir. 3.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza alınan emsallerin hatalı olduğunu, emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların herhangi bir benzerliğinin bulunmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın arasındaki vergi beyanı değerleri oranın yapılmadığını, dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un ve Yargıtay kararları uyarınca bedel belirlenmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, dava konusu taşınmazın konumunun çok iyi olduğunu, dava konusu taşınmaza belirlenen metrekare birim fiyatının çok düşük olduğunu, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasındaki mukayese için kullanılan kriterlerin objektif olmadığını, emsal seçiminin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalılara ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.