Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14169 E. 2025/9675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14169
- Karar No
- 2025/9675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1110 Esas, 2024/1592 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Eski 1023 Parsel/Yeni 1053 parselde kain taşınmazın kamulaştırılması yönünde alınan karar uyarınca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 8 inci maddesi kapsamında, taşınmazın davalı idarece uzlaşma ile 15.02.2021 tarihinde 13.055.150,00 TL kamulaştırma bedeli ile tapuya tescil edildiğini, kamulaştırma bedelinin 23.11.2021 ve 24.11.2021 tarihlerinde iki parça olarak ödendiğini, borcun muaccel hale geldiği tarih olan tescil tarihinden başlamak üzere, ödemenin yapıldığı tarihe kadar aradan geçen süre boyunca kamulaştırma bedeline işleyen faizin tahsili için ... 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, vadesinde ödenmeyen kamulaştırma bedellerine de işleyecek faizin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz olduğunu ve davalı tarafça itiraz edildiğini, haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takip çıkışı miktarı olan 1.810.000,00 TL üzerinde % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2022/27 Esas,2023/44 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... 12. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında davalının asıl alacak borcuna yönelik itirazının 848.584,75 TL miktar üzerinden iptaline ve icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2023/759 Esas, 2023/995 Karar sayılı kararı ile Mahkemece 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, davanın kabulüne karar verilerek, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine göre en geç tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedelinin kayıt malikine ödenmesi gerektiğinden faiz başlangıç tarihinin 15.02.2021 tarihi olarak belirlenmesi ve kamulaştırma alacağının 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince kesinleştiği 15.02.2021 tarihi olan, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanun'la değişik Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğinden, davanın kabulu ile takibin devamına karar verilerek, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; idare vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile hüküm kaldırılarak, davanın kabulüne, takibin devamına, takip çıkışı üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin18.05.2023 tarihli ve 2023/759 Esas, 2023/995 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının faiz talebinin yerinde ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz başlangıç tarihinin 15.02.2021 olarak kabul edildiği; ancak 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında idarenin bedeli uzlaşma tarihinden 45 gün içerisinde hazır etme yükümlülüğü bulunduğunun belirtildiği gözetildiğinde, bu maddeye göre açılan geç ödeme nedeniyle faiz alacağı davasında faiz başlangıç tarihinin uzlaşma tarihinden 45 gün sonrası olan 08.03.2021 tarihi olması gerektiğinden, faiz başlangıç tarihinin 15.02.2021 olarak kabul edilmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.