Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6165 E. 2025/6816 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6165
Karar No
2025/6816
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/201 K. DAVA TARİHİ : 15.03.2021 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 27.03.2014 tarihinde memur olarak işe başladığını 2016 yılı Haziran ayında uzman olarak çalışmaya devam etiğini, iş sözleşmesinin haksız olarak davalı Kurum tarafından 11.01.2021 tarihinde feshedildiğini, davacı ile davalı Kurum arasında çalışma devam ederken 11.08.2018 tarihinde belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığını bu sözleşmede hakların kısıtlandığını net ücretin bölünerek ve ayrıştırılarak farklı kalemlere dağıtıldığını, baskı ile imzalatılan son sözleşmenin geçerli olmadığını, belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için objektif koşulların bulunmadığını, sözleşmede belirlenen ücretin gerçek çıplak ücreti olduğunu, davacının davalı Kurumun kapsam dışı personeli olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı Kurumun davacı ile yaptığı ihtiyari arabuluculuk anlaşmasında kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesinin taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunu gösterdiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ilave tediye, akdi ikramiye, makam ve sorumluluk tazminatı, meslek tazminatı, sosyal yardım, kıdem teşvik primi, fark ücret, iaşe bedeli, rızai devir ve bütçe denkleştirme primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ... Doğal Gaz Boru Hattı (...) projesi kapsamında istihdam edildiğini, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (...) personeli gibi istihdam edilmediğini, kapsam dışı personel olarak çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, işe alınış şekli ile ücret düzenleme yetkisinin farklı olduğunu, personel ödemelerinin ... tarafından karşılanmadığını, kapsam dışı çalışanların çok üzerinde ücret aldığını, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş sözleşmesinin 6. maddesinde kapsam dışı personel olarak çalışılmadığının yazılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile davacının, ... bünyesinde geçici olarak kurulan ... Direktörlüğü bünyesinde çalıştığı, ...'ın Kapsam Dışı Personel Yönetmelik'in 5. maddesinde işe alınacak personelin seçiminde kamu kurum ve kuruluşlarının daimi kadrolarına ilk defa işçi olarak alınacaklar hakkında uygulanacak sınav yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, Yönetmelik'te işe alınacak personelin KPSS'den geçerli not alması ve Türkiye İşkurumu'nun aracı kılınacağı gibi düzenlemelerin olduğu, davacının bu prosedür yerine getirilmeksizin sınavsız olarak bireysel iş sözleşmesi ile çalıştırılmaya başlandığı belirlenmekle, davacının açıklanan prosedürler tamamlanmadan göreve başlaması karşısında mevzuat ile şart koşulan kriterleri tamamlayarak işe başlatılan kapsam dışı personel ile eşit haklara sahip olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olmadığı, işverenin eşit davranma borcunun eşit durumda bulunan personele karşı söz konusu olduğu, somut olayda ise davacı ile kapsam dışı personel arasında statü farkı bulunduğu, aynı statüde yer almadıkları, açıklanan sebeplerle davacının ... Kapsam Dışı Personel Yönetmelik, kapsam dışı personel için düzenlenen ücretin eki olan hakları talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 16.07.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ile vakıa değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2024 tarihli kararının süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, Dairenin emsal kararlarında; ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde projeye bağlı olarak çalışan işçilerin ... personeli olmakla birlikte kapsam içi veya kapsam dışı olmadıkları, bununla birlikte ...'ın 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun İkinci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamında bir kamu kuruluşu olup ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde istihdam edilen işçilerin de 6772 sayılı Kanun'da öngörülen ilave tediyeye hak kazandığının kabulü gerektiği ifade edildiğinden davacıya ilave tediye ödemelerinin 2018 yılının Haziran ayında yapılmaya başlandığı anlaşılmakla 2018 yılı Haziran ayı öncesi için de davacının ilave tediyeye hak kazandığı kabul edilerek yeniden değerlendirme yapılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak ilave tediye ücreti alacağının taleple bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davacının ücret ödemelerinin ... tarafından yapılmadığını, ... personeli olduğunu, ilave tediyeye hak kazanamadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirli bir dönem için ilave tediye ücretine hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6165, K. 2025/6816, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6165-e-2025-6816-k-2e6fa782c7d4