Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13524 E. 2025/9676 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13524
- Karar No
- 2025/9676
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1542 Esas, 2024/1727 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 127 ada 73 parsel sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, taşınmaz maliklerince müvekkili idare aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/162 Esas, 1998/274 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça noter tebligatı yapılmasına rağmen müvekkili tarafından ferağ işlemi yapılmadığı iddia edilmiş ise de beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödendiğinin de ispat edilemediğini, kamulaştırma işlemine ilişkin dava açılması öncesinde gönderilen noter tebligatında takdir olunan kamulaştırma bedelinin ... Şubesine yatırıldığı beyan edilmiş ise de bu yönde bir makbuz sunulmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun ve ispat edilemeyen davanın reddi ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2021/79 Esas, 2021/435 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ve 2021/1564 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararı ile somut olayda dava konusu taşınmazın tamamı için davacı idare tarafından kamulaştırma işlemine başlandığı, kamulaştırma işlemine karşı davalı tarafından açılan tezyidi bedel davasında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/162 Esas, 1998/274 Karar sayılı kararı ile takdir edilen bedelin artırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı tarafından artırılan bedelin tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü tarafından davacı idareye icra emri gönderildiği; ancak artırılan bedelin ödendiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi idare tarafından dava konusu taşınmaz için takdir edilen bedelin de milli bankalardan birine mal sahibi adına bloke edildiğine dair dekontun dahi ibraz edilemediği anlaşılmış olmakla İlk Derece Mahkemesince tescil kararı verilmesi için gerekli şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin15.02.2023 tarihli ve 2021/1564 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 521 (yeni 127 ada 73) parsel sayılı taşınmazın idarece kamulaştırıldığı, dava konusu parsel için taşınmaz malikleri tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/162 Esas, 1998/174 Karar sayılı dosyası ile davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığı ve dava sonucu karar verilen bedelin icra takibine konularak idarece ödenmesine ilişkin karar alındığı anlaşıldığından davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı alınmış olsa da müvekkiline herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, dosyaya ödeme yapıldığına ilişkin bir makbuz sunulmadığını, davacı idare vekilince dosyaya sunulan noter ihtarnamesinin ödeme yapıldığına ilişkin bir kanıt olmadığını, Ziraat Bankası tarafından zamanaşımı gerekçesiyle dosyaya ödeme yapıldığına ilişkin makbuz veya herhangi bir belge sunamamasının müvekkilinin kusur ve sorumluluğunda olmadığını, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.