Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14078 E. 2025/10398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14078
Karar No
2025/10398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1192 Esas, 2024/1343 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/74 Esas, 2023/127 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 3187 parsel (ifrazla 101 ada 5175 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu dikkate alınarak gelir metoduna göre değerinin belirlenmesini, kapitalizasyon faizinin %2 oranında alınmasını, objektif değer artışı uygulanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacı idarenin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, verim miktarı ve fiyatın yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, münavebeye alınan ürünlerin seçiminin doğru yapılmadığını, domates ve fasulyenin daha çok kıyı kesimlerde seracılık faaliyeti ile yetiştirildiğini, münavebeye buğday ve kabak ürünlerinin alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını, müvekkili idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muhtara davetiye çıkarılmadan yokluğunda beyanı alınmaksızın yapılan keşfin usulüne uygun olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı kuralının gözetilmediğini ve çok yüksek masraflar üzerinden hesaplama yapıldığını, kapitalizasyon faizinin %3 oranında, objektif değer artış oranının ise en az %20 oranında uygulanması gerektiğini, münavebeye alınan ürünlerin seçiminin doğru yapılmadığını, taşınmaz sulu tarım arazisi olarak nitelendirildiği halde kuru tarım arazisi ürünü olan buğday ve samanın münavebeye alındığını, bu ürün yerine sebze ürünlerinden alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, taşınmaz üzerindeki ağaç bedellerinin düşük hesaplandığını, yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybı oluştuğunu ve bu sebeple enflasyon farkının tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilip kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak suretiyle metrekaresine 165,78 TL/m² değer biçildiği anlaşılmakla; kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının ve kamulaştırma bedelinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, tüm dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçelere göre dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmesinin, kamulaştırmadan arta kalan alanın yüzölçümü ve geometrik şeklinde bozulma olmamasına göre değer azalışı verilmemesinin, mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 3187 parsel (ifrazla 101 ada 5175 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masraflarının brüt gelire çok yakın olması ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağından (brüt gelirinin 1/3 oranından da az olmaması gerektiği yönündeki Dairemiz yerleşik uygulaması da dikkate alınarak), bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14078, K. 2025/10398, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14078-e-2025-10398-k-9bad6520dc0d