Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14069 E. 2025/10808 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14069
- Karar No
- 2025/10808
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3008 Esas, 2024/2795 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/270 Esas, 2023/265 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi 43056 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olunduğunu ve taşınmazın imar planınıda idari tesis alanında sonrasında da özel sosyal kültürel tesis alanında kaldığını belirterek, kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, son imar planının iptali edilmiş olduğunu, taşınmazın plansız alanda bulunduğunu, davacının taşınmazı kullanım durumunu bilerek satın aldığını, fiili elatmanın bulunmadığını, m² birim bedelinin fahiş belirlendiğini, husumetin kendilerine düşmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 06.05.1997 onay tarihli 84138 nolu parselasyon planı ile “idari tesis alanı” olarak ayrıldığı, daha sonra imar planı değişikliği yapılmak suretiyle 09.04.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli İmar Planında “sosyo-kültürel tesis alanı” olarak ayrıldığı, son yapılan imar planının iptali için dava açıldığı, Ankara 3. İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda imar planı değişikliklerinde hukuka uyarlılık bulunmadığından iptal kararı verildiği, söz konusu iptal kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, mahallinde yapılan keşifte ise taşınmazın tamamının boş olup fiilen el atılmadığının tespit edildiği, her ne kadar davalı ... tarafından idare mahkemesinde açılan imar planının iptaline yönelik davanın sonucunun ve kesinleşmesinin beklenilmesi talep edilmiş ise de dava konusu taşınmaz iptale konu 2003 onay tarihli imar planından önceki imar planında da kamuya özgülenmiş bulunduğundan ve son yapılan imar değişikliğinin iptali halinde önceki duruma dönüleceğinden ve önceki imar planı ayakta olacağından ve bu durumun kamuya özgülenme halini etkilemesi söz konusu olamayacağından adı geçen davalı idarenin bu yöndeki istinaf itirazlarına itibar edilmediğini, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğini, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, dava konusu taşınmaza komşu 43060 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından açılan davada belirlenen m² birim bedelinin de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/286 Esas sayılı temyiz incelemesi ile onanarak kesinleştiği gözetildiğinde, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelin sorulmu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya kapsamından ve Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyasına göre; dava konusu taşınmazın 06.05.1997 onay tarihli parselasyon planı ile “idari tesis alanı” olarak ayrıldığı, daha sonra imar planı değişikliği yapılmak suretiyle 09.04.2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli İmar Planında “sosyo-kültürel tesis alanı” olarak ayrıldığı, son yapılan imar planının iptali için dava dışı paydaşlar tarafından dava açıldığı, Ankara 3. İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda imar planı değişikliklerinde hukuka uyarlılık bulunmadığından iptal kararı verildiği, taşınmazın halihazırda plansız alanda kaldığı ve yeni bir plan çalışması yapılmadığının bildirildiği ve ayrıca davalı ... Başkanlığının paydaşların açtığı dava sonucu tapuda paydaş olduğu gözetildiğinde fiili el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.